Nafile Namazlar

Bizi Rabbimize yaklaştıran ibadetler

Haftanın günlerinde kılınan nafile namazların faziletleri burada anlatılacaktır. Önce gündüzleri kılınan nafile namazları anlatalım.

Ebu Hürryre r.a. Resulüllah S.A.V efendimiz şöyle buyurur

Evinden cıktığın zaman iki rekât namaz kıl; bunlar seni kötü çıkıştan korur. Evine girdiğin zaman dahi iki rekât namaz kıl; bunlar da seni kötü girişten korur.

Enes b. Malik r.a Resulüllah S.A.V efendimiz sabah namazı üzerine şöyle buyurmuştu. Bir kimse, abdestini alıp da, mescide yönelip orada namazını kılarsa, oraya gidişinin her adımında kendisine bir iyilik yasılır; Her kötülüğü de silinir. iyilikler, on misli sevap getirir. Sabah namazını kıldıktan sonra, güneş doğarken, evine giderse Allah-u Tealâ, onun için bedenindeki tüylerin sayısı kadar sevap yazar. Ayrıca onun için makbul bir hac sevabı verir. Namaz vakti gelinceye kadar orada oturur ise., kendisine her oturma karşılığı iki bin sevap yazılır. Yatsı namazını cemaatle kılmaya giden için dahi aynı şekilde sevap vardır. Onun bu ibadetleri, makbul bir Ömre ve makbul bir hac sevabına çevrilir.

Osman b. Affan r.a.   Resulüllah S.A.V. efendimiz şöyle buyurur:

Bir kimse, yatsı namazını cemaatle kılarsa geçenin yarısını ibadetle geçirmiş olur. Sabah namazını cemaatle kılan dahi, gecenin tümünü ibadetle geçirmiş olur.

Ebu Hüreyre r.a. Resulüllah S.A.V efendimiz şöyle buyurur: Yatsı ve sabah namazı kadar münafıklara ağır gelen bir namaz yoktur. Şayet onda olan sevabı bilmiş olsalardı; sürünerek giderlerdi. İstiyorum ki: Ashabıma emir vereyim, odun toplayalar. Evlerinde oturup da bizimle namaz kılmaya gelmeyenlerin evlerini ateşe vereyim.

Ebu Hüreyre r.a. Resulüllah S.A.V efendimiz şöyle buyurur:

Bir kimse, zevalden sonra dört rekat namazı; Kur'an'ını güzel okuyarak, rükûunu ve secdelerini güzel ederek kılarsa, kendisi ile birlikte yetmiş bin melek namaz kılar.

Bu melekler, geceye kadar o kimsenin günahlarının bağışlanmasını Yüce Allah'tan dilerler.

Resulüllah S.A.V efendimiz, zeval (öğle) vaktinden sonra, dört rekât namaz kılmayı hiç bırakmazdı. Bu namazlarda, kıraati uzun okur, namazı uzatırdı. Şöyle buyurdu; Bu saatte sema kapıları açılır. Onun için bu saatte amelimin yükselmesini isterim. Aradan biri şöyle sordu: Ya Resulullah, bu dört rekat namaz arasında İki rekâtta bir selâm verilir mi?. Diye sorduğu zaman, Resulüllah S.A.V efendimiz söyle buyurdu: Bu dört rekât namaz içinde iki rekâtta bir selâm verilmez.

Resulüllah S.A.V efendimiz şöyle buyurur: İkindi namazından evvel dört rekât namaz kılana Allah rahmetine nail eylesin.

Pazar günü namazı.

Ebu Hüreyre r.a. Resulullah S.A.V efendimiz şöyle buyurur: Bir kimse, pazar günü dört rekât namaz kılarsa, Allah’u Teala onun için her rekât namaz için bin namaz sevabı yazar.Sonra Allah-ü Teâla onun için cennette pek güzel kokulu miskten bir şehir ihsan eder. Bu namazı kılan kimse, her rekâtında Fatiha suresinden sonra bir kere amenerresulü (Bakara suresinin 285. ve 286. âyetlerini) okur.

Hazret-i Ali r.a. Resulullah S.A.V efendimiz şöyle buyurur: Pazar günü, çokça namaz kılmak sureti ile, Yüce Allah'ı birleyiniz. Çünkü, Yüce Allah birdir; ortağı yoktur.

Bir kimse, pazar günü, öğlen namazından sonra dört rekât namaz kılarsa, yalnız farzını ve sünnetini kıldıktan sonra Yüce Allah'tan her ne dilerse, Yüce Allah onun bütün dileklerini yerine getirir. hıristiyanların yaptığı şeylerden dahi Allah-u Teâlâ onu korur. Bu namazı şöyle kılar:

Birinci rekatta: Fatiha suresi ile Secde suresini okur. (32. sure) ikinci rekatta: Fatiha suresi ile Mülk suresini okur. (67. sure) Bundan sonra teşehhüde oturur ve selâm verip namazdan çıkar. Bundan sonra kalkar iki rekat daha kılar. Bu iki rekatta; Fatiha suresi İle Cuma suresini okur. (62. suredir.)

Pazartesi günü namazı.

Cabîr b. Abdullah r.a. Resulullah S.A.V efendimiz şöyle buyurur:

Bir kimse, güneş yükseldikten sonra iki rekat namaz kılar Allah-u Teâlâ onun bütün günahlarını bağışlar. Bu namazın her rekatında şunları okur:

Bir kere Fatiha Suresini. Bir kere Ayet'el - Kürsîyi (Bakara suresinin 255.ayetidir.)

Birer kere, İhlâs, Muavvezeteyn (felak- nas surelerini- (112. 113. 114. surelerdir.)

Selâm verdikten sonra, on kere Allah-u Teâlâ'dan bağışlanmasını diler. On kere de, Resüllullah S.A.V efendimize salavat okur.

Enen b. Malik r.a. Resulüllah S.A.V efendimiz şöyle buyurur:

Bir kimse, pazartesi günü anlatılacağı şekilde on iki rekât namaz kılarsa, kıyamet günü o kimse söyle çağırılır: Ey Falan oğlu falan nerededir?. Gelsin, Yüce Allah'tan sevabını alsın.

Bu kimseye verilecek ilk sevap bin hulle (elbise)dir. Sonra başına taç giydirilir ve kendisine şöyle denir: Cennete gir. Bu kimse cennete girerken bin melek karşılar Her melekte, onun için bir hediye vardır.

O kimse için hazırlanan bin tane nurdan sarayı gezdirinceye kadar o kimse ile olurlar.

Bu namaz şöyle kılınır : Her rekâtında, bir kere Fatiha süresi, bir kere Ayet'el - Kürsî (Bakara suresinin 255. âyetidir.) okunur.

Namaz bittikten sonra on iki kere İhlâs suresini okur. (112. suredir.) On iki kere de, günahlarının bağışlanması için istiğfar eder.

Salı günü namazı.

Enes b. Malik r.a Resulüllah S.A.V efendimiz şöyle buyurur:

Bîr kimse glintin ortasında (veya güneş yükseldikten sonra) on rekât onmaz kılarsa, yetmiş gün, onun üzerine günah yazılmaz. Yetmiş gün içinde ölürse, şehit olarak ölür. Yetmiş senelik günahı dahi bağışlanır.

Bu namazın her rekatında şunlar okunur: Bir kere Fatiha suresi. Bir kere Ayet'el Kürsî. (Bakara suresinin 255. âyetidir.) Üç kere İhlâs suresi.

Çarşamba günü namazı.

Muaz b. Cebel r.a. Resulüllah S.A.V efendimiz buyurur:

Bir kimse, salı günü on iki rekat namaz kılarsa, arş tarafında bir melek onun için şöyle seslenir: Ey Allah'ın kulu, amelini yenile. Allah-ü Teâlâ, senin geçmişte işlediğin günahtan bağışladı. Bu arada, o kimsenin kabir azabı kaldırılır. Kabrin darlığı ve sıkıntısı kalkar. Kıyametin zorlukları ondan alınır, her gün onan için, bir peygamber ameli yazılır.

Bu namazın her rekatında şunlar okunur: Bir kere Fatiha suresi.       Bir kere Ayet'el Kürsî. (Bakara suresinin 255. âyetidir.) üç kere İhlâs suresi. (112. sure.) Üç kere Muavvezeteny.(Felak- Nas) (113. ve 114. sure.)

Perşembe günü namazı.

İbn-i Abbas r.a. Resulüllah S.A.V efendimiz şöyle buyurur; Bir kimse, perşembe günü öğlenle ikindi arasında iki rekat namaz kılarsa. Allah-u Teâlâ o kimseye recep, şaban ve ramazan ayını oruçlu geçirmiş gibi sevap verir. O kimseye : Kâbe-i Muazzama'ya gidip hac etmiş gibi sevap verir.

O kimseye: Allah-u TeâJâ'ya iman edip ona tevekkül edenlerin sayısı kadar iyilik yazar. Bu namazın her rekatında. şunlar okunur:

Birinci rekatında bir kere Fatiha suresi. Yüz kere Ayet'el-Kürsî (Bakara suresinin 255. âyetidir.)

İkinci rekatında bir kere Fatiha suresi. Yüz kere ihlas süresi. (112. Sure.)

Bu namaz bittikten sonra, Resulüllah S.A.V efendimize yüz kere salavat-ı şerife okunmalıdır

 Cuma günü namazı.

Hazret-i Abbas r.a. Resulüllah S.A.V efendimiz şöyle buyurur: Cuma gününün tamamında namaz kılınabilir.

Cuma günü, güneş doğup da bir mızrak boyu veya daha fazla yükseldikten sonra bir kimse kalkıp güzelce abdest aldıktan sonra; sevabını Allah'tan bekleyerek iki rekat kuşluk namazı kılarsa Allah-u Teâlâ onun için iki yüz sevap yazar; iki yüz de kötülüğü ondan siler.

Bir kimse, aynı işleri yaptıktan sonra dört rekat namaz kılar ise. Allah-u Teâlâ onun için cennette dört yüz derece yükseltir.

Bir kimse, anlatıldığı gibi sekiz rekat namaz kılarsa Allah-u Teala onun cennetteki derecesini sekiz yüz derece yükseltir. Ve onun bütün günahlarını bağışlar.

Bir kimse, aynı şekilde on iki rekat namaz kılarsa Allah-ü Teala onun için bin iki yüz sevap yazar. Ve., onan bin iki yüz kötülüğünü siler. Cennette dahi, onun bin iki yüz derecesini yükseltir.

Ebu Hüreyre r.a. Resulullah S.A.V efendimiz şöyle buyurur:

Bir kimse, cuma günü sabah namazını cemaatle kıldıktan sonra güneş doğuncaya kadar mescidde oturur; Yüce Allah'ı zikrederse onun Firdevs cennetinde yetmiş derecesi yükselir. Her derecesinin arası, yarışa çıkan bir at hızı ile yetmiş senelik mesafedir. Bir kimse, cuma namazını cemaatle kılarsa Firdevs cennetinde onun için elli derece yükseltilir. Her derecenin arası, hızlı giden bir at yürüyüşü ile elli senelik mesafedir.

Bir kimse, cuma günü ikindi namazını cemaatle kılarsa, hepsi köle olan İsmail peygamber soyundan seksen köle azad etmiş gibi sevap alır.

Bir kimse, cuma günü, akşam namazını cemaatle kılarsa, makbul bir hac ve makbul bir umre sevabı alır.

İbn-i Abbas r.a. Resulüllah S.A.V efendimiz şöyle buyurur:

Bir kimse, cuma günü öğlenle ikindi arasında iki rekat namaz kılarsa Rabbimizi rüyada görmeden dünyadan çıkmaz.

Bu arada, cennetteki yerini görür ve orası, kendisine gösterilir. Bu namazın her rekatında aşağıda belirtilen sureler ve âyetler okunur.

Birinci rekatta: Bir kere Fatiha suresi. Bir kere Ayet'el - Kürsî. (Bakara suresinin 255. Ayetidir.) 25-Yirmi beş kere Felak suresi. (113. suredir.)

İkinci rekatta: Bir kere Fatiha suresi. Bir kere ihlâs suresi (112. suredir.) 21-Yirmi bir kere Felak suresi. (113. suredir.)

Selamdan sonra da 51-Elli bir kere ; لا حول ولا قوة إلا بالله ; La havle ve la kuvvete illa billah. (Güç ve kuvvet ancak Allah'ındır.)

Resullullah S.A.V efendimizin huzuruna bir bedevi gelip şöyle dedi: Ya Resulellah, biz uzak köylerdeyiz. Şehre de uzağız. Her Cuma günü şehre gelmemiz de zor. Şimdi bana öyle bir amel söyle ki; Cumayla alakalı olsun; köyüme döndüğüm zaman kendilerine bildireyim.

Resulellah S.A.V efendimiz şöyle buyurdu: Ey Arabi, cuma günü, güneş yükseldikten sonra İki rekat namaz kıl. Bu namazın ilk rekatında: Fatiha suresini. Felak suresini okursun. İkinci rekatta: Fatiha suresini. Nas suresini.okursun. Bundan sonra, teşehhüde oturursun; sonra da selam verirsin.

Daha sonra, oturduğun yerde yedi kere Ayetel - Kürsîyi okursa Bundan sonra, dörder dörder olmak üzere; sekiz rekat daha kılarsın. Bu namazların her rekatında şunları okursun: Bir kere Fatiha suresi. Bir kere Nasr (iza cae nasrullahi) suresi. Yirmi beş kere ihlâs suresi.

Namaz bittikten sonra, yetmiş kere şunu oku: لا حول ولا قوة إلا بالله La havle ve 1â kuvvete illâ billah'il - aliyy'il - azim. (Güç ve kuvvet Yüce azim Allah'ındır.)

Muhammed'in nefsi elinde olan Yüce Zat hakkına yemin ederim ki Mümin erkek ve mümin kadından her kim bu namazı cuma günü anlattığım gibi kılar ise., onun cennete gireceğine kefil olurum.

O kimse, oturduğu yerden kalkmadan Allah-ü Teâlâ onu ve ana babasını bağışlar; şayet Müslüman iseler. Arşın alt tarafından dahi, şöyle bir nida gelir: Ey Allah'ın kulu, yeniden amel işlemeye bak. Allah-u Teâlâ senin gelmiş ve gelecek günahlarını bağışladı. Resulullah S.A.V efendimiz, bu namazın o kadar çok faziletini anlat ki izahatı yapılsa uzun olur.

Biz, daha önce bir başka namazın faziletlerini anlattık. O namaz cuma günü on iki rekat olarak kılınır. Onda on iki kere de ihlâs suresi okur. O namazı kılmak isteyen kılabilir.

Cumartesi günü namazı.

Ebu Hüreyre r.a, Resulullah S.A.V efendimiz söyle buyurur:

Her kim, anlatılacak şekilde, cumartesi günü dört rekât namaz kılarsa Allah’u Teâla, onun okuduğu her harf için bir hac ve bir umre sevabı yazar. Yine okuduğu her harf için bir sene gece namaz kılmış, gündüz oruç tutmuş gibi sevap ameli yazılır.

Okuduğu âyetlerin her harfine bir şehit sevabı verilir. Kendisi, Yüce Allah'ın arşı altında peygamberlerle ve şehitlerle beraber olur. Bu namazın her rekatında şunlar okunur: Bîr kere Fatiha suresi. Üç kere Kâfirun suresi. (109. suredir.)

Namazı bitirip de selâm verdikten sonra, Ayet'el - Kürsîyi okur.

Gunyetut Talibin; 997

Pazar gecesi kılınacak namazın fazileti.

Enes b. Malik r.a. Resulullah S.A.V efendimiz şöyle buyurur:

Bir kimse, pazar gecesi yirmi rekât namaz kılarsa Allah-u Teala’dan çorak isteyenlerin ve istemeyenlerin sayısı kadar Allah-u Teâlâ o kimseye sevap ihsan eder. Allah-u Teâlâ o kimseyi, kıyamet günü, güven altında olan kimselerle diriltir.

Ve, onu, peygamberlerle birlikte cennete koymak, Allah-u Teâlâ'ya düşer.

Bu namazın her rekâtında şunları okur:

Bir kere Fatiha suresi, Elli kere ihlâs suresi. (112. suredir.) Birer kere Muavvezeteyn sureleri.. (113. ve 114. surelerdir.)       

Yüz kere istiğfar eder.  أستغفر الله(Estağfirullah..) Yüz kere kendisi için, ana babası için istiğfar eder.  اللهم اغفر لى ولوالدي(AIlahummeğfir li ve li valideyye.)

Yüz kere kendi gücünden ve kuvvetinden geçip Yüce Allah'ın gücüne ve kuvvetine İltica eder. لا حول ولا قوة إلا بالله  (La havle ve la kuvvete illâ billahilaliyy'il-azim.)

Banlardan sonra söyle der: Şehadet ederim ki, Allah'tan başka ilâh yoktur. Şehadet ederim ki, Yüce Allah, Adem'i seçti; yarattı, İbrahim Aleyhisselâm Aziz Celi) Allah'ın halilidir. Musa Yüce Allah'ın kelimidir. İsa Subhan Allah'ın ruhudur. Muhammed Aziz Celil Allah'ın habibidlr. (Eşhedü en la ilâhı illallah.. Ve eşhedü enne Ademe safvetullahi ve fıtratihi ve İbrahim halilullhi Azze ve Celle ve Musa Kelimullahi Teâlâ ve İsa Ruhullah Sübhanehu ve Muhammed Habibullah Azze ve Celle..)

Pazartesi gecesi kılınacak namazın fazileti.

Enes b. Malik r.a. Resulüllah S.A.V efendimiz şöyle buyurur: Bir kimse, anlatılacağı gibi, dört rekât namaz lalar da, Yüce Allah'tan bir dilekte bulunursa, Yüce Allah onun dileğini yerine getirir. Bu namazı şöyle kılar: Birinci rekâtında; bir kere Fatiha suresi. On kere İhlâs suresi (112. sure.) ikinci rekatta; bir kere Fatiha suresi. Yirmi kere İhlâs suresi. Üçüncü rekatta; Bir kere Fatiha suresi. Otuz kere ihlâs suresi. Dördüncü rekatta; bir kere Fatiha suresi. Kırk kere İhlâs suresi Bundan sonra, teşehhüde oturur ve selâm verir.

 Daha sonra şunları okur: Yetmiş, beş kere İhlas suresini okur. Yetmiş beş kere, kendisinin ve ana babasının bağışlanmasını Yüce Allah'tan diler. Yetmiş beş kere Resulullah S.A.V efendimize salavat okur. Bu namazın adına da Hacet namazı denir.

Ebu Umame r.a Resulullah S.A.V efendimiz söyle buyurur:

Bir kimse, anlatılacağı şekilde pazartesi gecesi iki rekât namaz kılarsa Allah-u Teâlâ onun adını cennet ehli kimseler arasında yazar; isterse o cehennem ehli kimselerden olsun Açıktan işlediği günahları bağışlanır. Okuduğu her ayet sayısı kadar hac ve umre (sevabı yazılır. Namaz kıldığı bu pazartesiden öbür pazartesiye kadar ölürse, şehid olarak ölür.

Bu namazın her rekatında şöyle okur:  Bir kere Fatiha suresi. On beş kere ihlâs suresi. (112. sure.) iki rekattır.

Selâm verdikten sonra on beş kere Ayet'el - Kürsiyi, (Bakara suresinin 255. âyetini) okur ve on beş kere Allah-u Teâlâ'dan bağışlanmağını diler.

Salı gecesi kılınacak namazın fazileti.

Bu manada, Resulullah S.A.V efendimiz şöyle buyurmuştur:

Bir kimse, salı gecesi on iki rekat namaz kılar ise Allah-u Teâlâ onun için cennette bir köşk yapar. Enine boyuna onun genişliği, dünyanın yedi katıdır.

Bu namazın her rekatında şunlar okunur:

Bir kere Fatiha suresi. Beş kere Nasr (iza cae nasrullahi..) suresi. (110. suredir.)

Çarşamba gecesi kılınacak namazın fazileti.

Resulüllah S.A.V efendimiz şöyle buyurur: Bir kimse, çarşamba gecesi iki rekat namaz kılarsa, her semadan yetmiş bin melek iner. Kıyamet gününe kadar o kul için sevap yazarlar. Bu namazda şunlar okunur:

Birinci rekatında; Bir kere Fatiha suresi. On kere Felak suresi. (113. sure,)

ikinci rekatında: Bir kere Fatiha suresi. On kere Nas suresi-(114. sure.)

Perşembe gecesi kılınacak namazın fazileti.

Ebu Hüreyre r.a. Resulullah S.A.V efendimiz şöyle buyurur:

Bir kimse; akşamla yatsı namazı arasında kılacağı iki rekat namazın her rekatında:

Bir kere Fatiha suresini, Beş kere Ayetel - Kürsî (Bakara suresinin 255. ayetidir.)

Beş kere İhlas suresini (112. suredir.) Beşer kere Muavvezeteyn surelerini (113. ve 114. sureleri) okumalıdır.

Namaz bittikten sonra, on beş kere Allah-ü Teâlâ'dan günahlarının bağışlanmasını dilemelidir. Bir kimse, bu şekilde kıldığı namazın sevabını ana babasının ruhuna bağışlarsa onların hakkını ödemiş olur. Bu namazını kıldığı takdirde, Allah-u Teâlâ o kimseye sıddıklara ve şehitlere ihsan eylediği sevabı ihsan eyler.

Cuma gecesi kılınacak namazın fazileti

Cabir b. Abdullah r.a. Resulullah S.A.V efendimiz şöyle buyurur:

Bir kimse tarifi yapılacağı şekilde aksamla yatsı arasında on iki rekat namaz kılarsa, geceleri namaz kılıp gündüzleri oruç tutup da on iki sene ibadet eden kimseye verdiği sevabı verir.

Bu namazın her rekatında şunları okur: Bir kere Fatiha suresini. On kere İhlas suresini.

Enes b. Malik r.a. Resulullah S.A.V efendimiz şöyle buyurur:

Bir kimse, cuma gecesi yatsı namazını cemaatle kıldıktan sonra iki rekat sünnet, sonra dört rekat nafile kılar, her rekatında: Bir kere Fatiha, suresi, Bir kere ihlas suresi. (112, sure..) Birer kere Muavvezeteyn. (113. ve 114. sureler.) okursa, daha sonra vitir namazını da kıldıktan sonra sağ yanına yatar uyarsa, kadir gecesini ihya edip ibadetle geçirmiş gibi sevap alır.

Resulullah S.A.V efendimiz, bir başka hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur: Ezher günü olan cuma günü, garra (nurlu) gecesi olan cuma gecesi bana çokça salavat  okuyunuz.

Cumartesi gecesi kılınacak namazın fazileti.

Enes b. Malik r.a. Resulullah S.A.V efendimiz şöyle buyurur:

Bir kimse, cumartesi gecesi akşamla yatsı arasında on iki rekât namaz kılarsa (Bu namazda fatiha’dan sonra dilediği zammı sureyi okuyabilir) Allah-u Teâla onun için cennette bir saray yapar. Mümin olan her erkek ve her kadına sadaka vermiş gibi sevap alır. Yahudilik belâsından dahi, emin olur. Ve., artık onu bağışlamak, Allah-u Teâlâ'ya düşer.

 

RAMAZAN AYININ FAZİLETİ

336


Dinî M ese içlerimiz Sorular ve Cevaplf,n


Or_ı_ıc_-


337

 

 

 

G-Oruç tutmamayı veya tuttuktan sonra bozmayı mubah ki. lan dini Özürler:

1-Hastalık. Oruç tutulduğu takdirde hastalığın artması, uzaması veya Ölüme sebep olması Müslüman ve mütehassıs bir doktor tarafın­dan teşhis edildiği zaman, böyle bir kimse orucunu devam etmez, iyi. leşjnce gününe gün kaza eder. Hastalık Ömür boyu devam edebilecek türde ise her gün için bir fitre verir. Hastaya bakan da hasta gibidir.

2-Yolculuk. Ramazan ayında yolcuların oruç tutmayıp sonra tut­maları caizdir. Fakat güçlük bulunmazsa, oruç tutmaları efdaldir.

3-Gebelik ve emziklik. Hamile veya çocuk emziren bir kadın, oruç tuttuğu takdirde kendisine veya çocuğuna bir zarar geleceğinden korkarsa, oruç tutmayabilir, sonra kaza eder.

4-Düşkünlük ve ihtiyarlık. Vücutça günden güne zayıflayan ve oruç tutmaya gücü olmayan düşkünler, ihtiyarlar ilende de kaza ede-miyecekleri için her gün için bir Titre verirler.

5-Bir başkasının zor kullanması. Dediğini yaptırma gücüne sa­hip bir kimse tarafından orucu bozması, bozmadığı takdirde kendisini öldüreceği veya vücuduna bir zarar vereceği söylenirse, orucunu boza­bilir.

6-Şiddetli açlık ve susuzluk. Oruç tutarken kendisinde şiddetli aç­lık ve susuzluk hissederek oruca dayanamayan ve devam ettiği takdir­de ölmekten veya akli dengesinin bozulmasından korkan bir kimse de orucunu bozabilir, sonradan kaza eder.

Not: Düğün veya ziyafete davet edilmek, sadece nafile oruç tutan­lar için bir özürdür. Nafile oruç tutanlar bu durumda oruçlarını bozar­lar ve kaza ederler.

Yukarıda sayılı bir Özür yokken orucu bozmak büyük bir günahtır. Hem de cezası vardır.(69)

69-Alemgir, el-Fctava'l-Hindiyye. 1/194-216


 

106. Soru: Ranıazaıı-ı şerif ayının faziletini- belirtil- misiniz? Cevab: BismiHâlthralımaniıraiıim. Cenab-ı Hak buyuruyor ki:

Ramazand şerif) ayı öyle bir aydır ki, insanlara hidayet (doğru volu gösteren) ve yine hidayet ve f'urkan (doğru yolu gösterici ve hakla batılı bir birinden ayrıcı ayetlerjden beyyinat (nice açık de­liller) olan Kur'an onda (ki Kadir gecesinde levhi mahfuzdan bi­rinci kat semaya) indirilmiştir. Öyleyse içinizden kim o ayda hazır olur (misafir olmayarak bulunur)sa, onu (orucunu) tulsün. Kim de hasta olur yahut bir sefer (yolculuk) üzere ise, o halde başka günlerden (oruç tutmadığı günlere karşılık) sayılı (günler orucunu kaza etsin). Allah si/c kolaylık diler, size zorluk dilemez, (Allah-ü Teâlâ bütün bunları size meşru etti) taki (dininin hükümlerini öğ-rencsini/.) sayıyı (Ramazan günlerinin saysmı da) tamamlayasınız ve sizi, (tutamadığınız günleri nasıl kaza edeceğinizi bilmeye, böy­lece mesuliyetten kurtulmanın yoluna) hidayet ettiğinden dolayı Allah'ı tekbir edesiniz (büyük futasınız) ve (bütün bunlara karşı­lık) şükredesiniz, no)

Allah-u Teâlâ Hazretleri, bu ayeti celilesinde oruç ayı oian Rama­zanı şerifi diğer aylar arasından özellikle medhetmektedir. Şöyle ki: Mevla Teâlâ , Ramazan-ı şerifi diğer aylardan, Kur'an-ı Kerim'i o ayda indirmekle seçtiğini beyan etmiştir. Diğer peygamberlere indirilen ila­hi kitapların da bu ayda indirildiği hususunda hadisi şedf gelmiştir.

Vasile Ibn-i Eska (R.A.)dan rivayet edildiğine göre Resulullah -A.V) şöyle buyurdu: "İbrahim (Aleyhisselaııı)in sayfaları Rama-şerifin ilk gecesi indirildi. Tevrat altıncı gecesi İncil onüçüncü ı, Kur'an-ı Kerim'de yırmidördüncü gecesi indirildi." ^

'O-Bakanı Suresi: 185 ''-Ahmedb. Hatibe], 4/107

 

338

 

Dinî Meselelerimiz Sorular, ve

İmamı Rabbani (Kuddise Sırruhu) Hazretleri, mektubatında şöyle bu­yuruyor: "Bilinmelidir ki, Ramazanı şerif ayı çok büyük bir aydır Bu ayda, namaz, zikir, sadaka gibi, yapılan her nafile ibadet Ramazanın dışında yapıian bir farzı edaya denktir. Bu ayda bir farz eda eden ise diğer aylarda yetmiş farz eda etmiş gibidir.

Efendimiz (S.A.V.) buyurmuştur ki: "Kim bu ayda bir oruçluyu iftar ettiririse, günahları affolur, boynu cehennemden azat olur ve iftar ettirdiği kişinin ecrinden bir şey eksilmeden, bir mislini de iftar ettiren alır." "2)

Bu ayda, kölesinin ve işçisinin işini hafi ileteni Allah-u Teâlâ affe­der ve cehennemden azat eder. Ramazan ayı -girdiğinde Efendimiz (S.A.V.) bütün esirleri salar ve isteyene izin verirdi. Bu ayda hayırlara muvaffak olan kişiye, senenin tamamında Allah-u Teâlâ'nın muvaffak kılması refik (yoldaş) olur. Bu ay, huzuru kalp olmaksızın (dağınıklık üzere) geçerse bütün sene dağınıklık üzere geçer. O halde bu ayı gani­met bilerek bunda huzuru kalbi kazanmaya çok ç;üışmak lazımdır.

Allah-u Teâlâ, Ramazan ayının gecelerinden herbirinde cehenne­me girmeğe layık olmuş kişilerden binlercesini mağfiret eder ve bu ayda cehennem kapıları kapanır, şeytanlar zincire vurulur, rahmet ka­pılan açılır, iftarı acele yapıp sahuru geç yapmak sünnetlerdendir.

Efendimiz (S.A.V.) bu hususta çok mübalağa göstermiştir çünkü bu hal, ihtiyacı ortaya koymaktan ibarettir ki kulluk makamına da bu yaraşır. Hurma ile iftar etmek de sünnettir.

Teravih namazını eda etmek ve bu ayda Kur'an-ı Kerim'İ hatmet­mek, sünneti müekkede (kuvvetli sünnetlerdendir ve çok büyük bere­ketler kazandırır. Allah-u Teâlâ, bizi Habîbi hürmetine muvaffak eyle­sin. Amin!" (73>

İmamı Rabbani (Kuddise Sırruhu) Hazretleri diğer bir mektubun­da, Ramazanı şerif ayının faziletini ve Kur'an-ı Mecîd İle olan alakası-

72-A1İ el-Muttaki, Kenzu'-Ummal, S/477 No: 2.1714 73-Mektubat-ı Rabbani, 1/61,45. Meklub


339

Qruç_

nı bey

nı beyan hususunda şöyle buyuruyor:

"Allah-u Teâlâ'nın ismiyle başlarım, bilkİ: Şuımatı Zatiyeden (Al­lah-u Teâlâ'nın zatının şartlarından, sıfatlarından) olan kelam sıfatı. Allah-u Teâlâ Hazretlerinin zatı ve sıfatları ile alakalı bütün kemalatı içine almıştır.

Mübarek Ramazanı şerif ayı da, bütün hayırları ve bereketleri, kendinde toplamıştır. Bütün hayır ve bereketler, Allah-u Teâlâ Haz­retleri tarafından akıtılmıştır. Ve onun şanları (sıfatları) nın neticesidir.

Varlık sahasında meydana gelen bütün serlerin ve noksanlıkların kaynağı ise, sonradan yaratılan varlıklar ve onların sıfatlarıdır.

"Sana iyilikten her ne isabet ederse o, Allah'tandır. Sana kötü­lükten her ne isebet ederse, o da nefsindendir." ayeti celilesi(741 bu hususta kati bîr delildir.

Bu ayın bütün hayırları ve bereketleri, kelam sıfatında toplanmış olan kemalatı Zatİyesinin (kendine ait kemallerin) neticesidir. Kur'an-ı Mecid ise, bu her şeyi içine almış olan kelam sıfatının hakikatinin ta­mamının özüdür.

İşte Kur'an-ı Mecid, bütün kemalatı topladığından Ramazanı şerif ayı da bu kemallerin neticeleri ve meyvaları olan bütün hayırları içine aldığından, bu mübarek ayın, Kur'an-ı Kerimle büyük bir alakası var­dır. Ve bu alaka, Kur'an-ı Kerim'in bu ayda inmesine sebep olmuştur. Allah-u Teâlâ buyurdu ki:

"Ramazanı şerif ayı, Kur'an'ın kendisinde indirildiği ay­dır."'")

Bu ayda bulunan Kadir gecesi, bu ayın özü ve kaynağıdır. O (Ka-

^ gecesi), öz mesabesinde, bu ay ise onun kabuğu menzilesinde (ye-

ınde)dir. Her kim bu ayı huzuru kalple geçirir ve bu ayın hayır ve be-

ketlerinden nasibini alırsa, senenin tamamını huzuru kalple geçirme-

74-Nisa Suresi: 79 75-Bakara Suresi: 185

 

340


nj,jf Meselelerimiz Sorular ve CevapUtn


341

 

 

 

ğe muvaffak ulur ve bu ayda bulunan bütiin hayır bereketlere   nail olur.

Allah-u Teâlû, bizi böyle bir aydaki hayır ve bereketlere muvaffak kılsın ve bizi en büyük bir nasiple merzuk eylesin. Amin!..."

Ramazan ayı aylamı efendisidir. Kuran'ın inişi bu ayda başlamış­tır. Ramazan ayı Allah'a itaat ve ibadet, İyilik ve ihsan, mağfiret, rah­met ve ndvan ayıdır. Ramazan ayı içinde bin aydan hayırlı olan Kadir gecesi bulunmaktadır. Ramazan ayı mü'min kulun din ve dünya işleri­nin düzeltilmesine yardımcıdır. Ramazan ayı duaların çokça kabul edildiği bir aydır. Ramazan'ın ve Ramazan ayında oruç tutmanın fazi­leti ile ilgili bu' çok hadîs-i şerif vardır. Bunlardan bazıları şunlardır;

Ebu Hureyre (R.A)den rivayete göre Paygamber (S.A.V.): "Her kim inanarak ve sevabını Allah'tan umarak Kadir gecesinde kal­kar ibadet ederse, onun için geçmiş günahları mağfiret olunur. Her kim de Ramazan orucunu inanarak ve mükafatını ancak Al­lah'tan umarak tutarsa, onun geçmiş günahları mağfiret olunur." buyurmuştur.(76)

Ebu Hureyre (R.A.) den rivayete göre Resullah (Sallalalıu Aleyhi ve Selleın) buyurdu ki: "Ramazan ayının birinci gecesi olunca, şey­tanlar ve cinlerin şirretleri zincire vurulur; cehennemin kapıları kapatılır ve hiç bir kapısı açılmaz; cennetin kapılan açılır ve hiç bir kapısı kapatılmaz ve bir münadi (çağırıcı) "Ey hayır dileyen! (hakka ibadete ) gel! Ey şer dileyen ! (günah işlemekten) vazgeç (artık)!"diye çağırır. Allah'ın (bu ayda, iftar saatlerinde) cehen­nemden azat ettiği nice kimseler vardır ve bu, her gecedir."f

Ebu Hureyre (R.A.) den rivayete göre, Nebi (Saüalahu Aleyhi ve Sellem), zorlamaksızın, Müslümanları, Ramazan ayını hakkıyla ifa et­meye teşvik eder ve şöyle buyururdu: "Ramazan ayı girdiğinde cen­net kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır, şeytanlar o ayda zincire vurulur." (78)

76-Buhari, Savm: 6

77-Tirmizi, Savm: l, Nesei: Siyam; 3, fbn-i Maco, Siyam: 2

78-Nesei, Siyam: 5


Halid el-Cüheni (R.A.) den rivayete göre: dedi ki: Resulü Ekrem (Saliallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Her kim, bir oruçluya iftar yemeği yedir irse, kendisine onun sevabı kadar sevap vardır, Su kadar var ki, (Allah-u Teâlâ) oruçlunun ecrinden hiç bir şey eksiltmez."'™

Ebu Hureyre (R.A.) den rivayet edildiğine göre Resulullah (Salial­lahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Ümmetime, Ramazanı şerif avında beş haslet(özdlik) verilmiştir ki, onlar kendilerinden evvel hiç bir ümmete verilmemiştir. Oruçlunun ağız kokusu Allah in­dinde misk kokusundan daha hoştur. İftar edinceye kadar melek­ler onlar için istiğfar eder. Allah-u Teâlâ her gün cennetini süsler sonra (ona hitaben) yakında salih kullarım kendilerinden sıkıntı ve eziyetleri atıp sana varacaklar, buyurur, O ayda azgın şeytan­lar zincire vurulur, binaenaleyh başka ayda yaptıklarına o ayda ulaşamazlar. Ramazanı şerifin son gecesinde (oruç tutan kullar) affolunurlar. O zaman ya Resulellah! O gece Kadir gecesi midir? diye sorulunca Efendimi/ {Saliallahu Aleyhi ve Sellem) : Hayır! Lakin çalışan kişiye ücreti, işini bitirdiği zaman verilir, buyurdu."

(80)

Ka'b İbn-i Ucre (R.A.) den rivayet edildiğine göre bir kere Efendi­miz (Saliallahu Aieyhi ve Sellem): "Minberi hazır edin!" buyurdu. (Ka'b Hazretleri şöyle anlatıyor) Biz de hazırladık. Bir basamak çıkın­ca: "Amin" dedi. İkinci basamağa çıkınca tekrar: "Amin" dedi. Üçüncü basamağa çıkınca yine: "Amîn" dedi. Minberden inince biz : "Ey Allah'ın Resulü bugün senden (evvelce) duymadığımız bir Şey duyduk" dedik.

O zaman Resulullah (Salallahu Aleyhi ve Sellem) şüphesiz Cibril (Aleyhİselam) bana görünerek: "Ramazana yetişipte affonulmayan (Allah'ın rahmetinden) uzak olsun!" dedi. Bende: "Amin" dedim. 'kinci basamağa çıktığımda, sen yanında anılıp ta sana salat ü

79-Tirmizi, Savm: 82. tbn-i Mate. Siyam: 45, Darimi, Savm: 13. Ahmed b. Hanbel, 4/114, 116,5/192

80-Ahmed b. Hanbel, 2/292

 

 

 

342


Dinî ]\\ifwM?rimiz Sorular ve Ceva&lan


Ornç_


343

 

 

 

selâm okumayan Allah'ın rahmetinden uzak olsun, dedi, Ben de "Amin" dedim Üçüncü basamağa çıktığımda da: "Bir kişinin ana babasının ikisi veya biri, yanında yaşlanır da onu cennete soka-mazlarsa o kişide (Allah'ın lütfundan) uzak olsun" dile beddua et­ti. Ben de: "AmiıVdedim, buyurdu.

Ebu Hureyre (R.A.) den rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sal-İallahu Aleyhi ve Sellem) :"Bes. vakit namaz, bir cuma diğer cuma­ya kadar, Ramazan da diğer Rama/ana kadar büyük günahlar­dan sakınıldığı takdirde aralarındaki (gühah) lan silerler" buyur­du. (82>

Hazreti Enes (R.A.)den rivayet edilmiştir ki, bir kere Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) e: "Hangi sadaka daha üstündür?" diye soruldu. Efendimiz (Salhıllahu Aleyhi ve Sellem) : "Ramazan­daki sadakadır." buyurdu.|S3)

Bera İbn-i Azib (R.A.)'den rivayete göre, Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : "Ramazandaki cumanın üstünlüğü, Rama-zan'ın diğer aylara üstünlüğü gibidir" buyurdu.(S4)

Hazretİ Ömer (R.A.) den rivayete göre, Efenidİmiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : "Rama/anı şerifte Allah-u Teâlâ'yı zikreden affedilmiştir. Ve onda (Ramazanı şerifte) bir şey isteyen mahrum olmaz" buyurdu,|85)

Hazreti Aişe (R.A.) den rivayet edildiğine göre, Efendimiz (Sallal­lahu Aleyhive Sellem): "Cuma, salim olursa (mümkün mertebe gü­nahsız, huzuru, kalple geçerse) bütün günahlar salim olur. Rama­zan salim olursa bütün sene salim olur" buyurdu.(86)

Ebu Mesud el-Gıfari (R.A.) den rivayet edildiğine göre Efendimiz

81 -Hakim, Müstedrek, 4/153.

82-Mlislim, Taharet: 16, Ahmed b. Hanbel 2/400

83-Suyuti, Dürrii'l-Mensör, 1/449

84-Deylemi, Firdevs, 4352

85-AH cl-Mııttaki, Kermı'l-Ummal 8/464 No: 23676

86-Ali el-Mııltaki. a.g.e. 7/710 No: 21049


Aleyhi ve Sellem): "Eğer kullar, Ramazan'da neler ol­duğunu buseydiler, elbette ümmetim bütün senenin Ramazan ol­masını isterdi" buyurdu. <87>

Ebu Said (R.AJ den rivayet edilen bir lıadıs-i şerifte Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Ramazan-ı şerifin ilk gecesi olduğunda gök kapıları açılır, Ramazan'm son gecesine ka­dar hiçbir kapısı kapanmaz. Onun her hangi bir gecesinde (na­maz) kılan mümin bir kula mutlaka Allah-u Teâlâ Hazretleri, her secdesine karşılık bin besyüz sevap yazar ve ona cennette kırmızı yakuttan bir köşk bina eder ki, onun altmışbin kapısı vardır. O köşklerden biri de kırmızı yakutla donanmış altındandır. Kul, Ra­mazanı serilin ilk günü oruç tuttuğunda, o günden, önceki senenin Rama/an ayininin o gününe kadar geçmiş günahları affedilir. Ve her gün, sabah namazından, o gün perdeyle ortülünceye ( batinca-ya) kadar yetmiş bin melek onun için istiğfar ederler. Ve Ramaza­nı şerif ayında gece gündüz yapmış olduğu her secdeye karşılık kendisi için (cennette) öyle bir ağaç olur ki, süvari, onun gölgesin­de beşyüz sene gider."<KK]

İbn-i Abbas (Radyallahu Anhiima) dan rivayete göre, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "Şüphesiz cennet, seneden seneye Ramazan ayı için süslenir ve muhakkak huriler, seneden seneye Ramazan orucu (ulanlar için süslenirler. Ramazanı şerif girince cennet: Ey Allah'ım! Bu ayda kullarından bana nasip ayır der. Huriler de: Ey Allah'ımız! Bu ayda bizim için kullarından kocalar kıl derler. Her kim o ayda, bir Müslümana iftira atmaz ve sarhoş edici bir şey içmezse, Allah-u Teâlâ onun günahlarını siler; ama her kim onda bir Müslümana iftira atar veya sarhoş edici bir şey

se, Allah Teâlâ onun bir senelik amelini mahveder... Allah-u size, kendilerinde yiyip, içip, lezzetleneceğiniz on bir ay ta-fn etti; kendisi için de bir ay ayırdı. O halde Ramazanı şerif aym-a (günah işlemekte)n sakının. Çünkü o, Allah'ın ayıdır." buyur-

'7-Ali el-Muttaki. a.g.e. 8/478, No: 23715 88-Ali el-Muttaki, a.g.e. 8/470. No: 23706

 

344


riinîMeselelerimiz Santiar ve


Oruç.


345

 

 

 

(89)

 

du.

Selmani Farisi (R.A.) den rivayet edildiğine göre. Efendimiz (Sal-lalkıhu Aleyhi ve Sellem), Şabanı şerifin son günü hutbe okuyan^ şöyle buyurdu: "Ey insanlar! çok büyük ve mübarek bir ay sizi göl. geledi (çok yaklaştı), o, kendisinde bin aydan daha hayırlı bir gece (Kadir gecesi) bulunan bir aydır. Allah-u Teâlâ onun orucunu farz, gecesinin kıyamını (Teravih namazını) da nafile kıldı. Her kim, onda bir hayırla Allah'a yaklaşırsa, diğer aylarda bir far/ eda etmiş gibi olur, onda bir farz işleyen ise, diğerlerinde yetmiş farz eda eden gibidir. O, sabır ayıdır; sabrın karşılığı ise cennet­tir.O, iyilik ayıdır; o, kendisinde müminin rızkı artan bîr aydır. Her kim, onda bir oruçluyu iftar ettirirse, günahlarına mağfiret ve boynunun cehennemden kurtulmasına vesile olur ve oruçlunun mükafatından bir şey eksiltilmeksizin, iftar ettirene de onun bir misli verilir. Allah-u Teâlâ, bir yudum süt veya su ile oruçluyu İf­tar ettirene de bu sevabı verir. Bir oruçluyu doyurana Allah-u Teâlâ, benim havuzumdan öyle bir şerbet içirir ki, cennete girin­ceye kadar bir daha susama/ O, bir aydır kî, başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden beraattır.

O halde, onda dürt hasleti çoğaltın, bunların ikisiyle Rabbinizi razı edersiniz, diğer ikisine de mutlaka muhtaçsınız. Rabbinizi, kendisiyle razı edeceğiniz iki haslet: La ilahe illallah şahadeti ve İstiğfardır. Mutlaka onlarsız duramayacağınız diğer ikisi ise; Al­lah'tan cennet isteyip cehennemden ona sığınmanızdır.(90)

Hazreti.Enes (R.A.) den rivayet edilen bîr hadisi şerifte Resulul-lah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Allah-u Tebareke ve Teâlâ eğer göklere ve yerlere konuşma izni verseydi, elbette Ramazan orucu tutanları cennetle müjdelerdi." <91)

"Ayların seyyidi Ramazan ayıdır, günlerin seyyîdi Cuma günü dür." Eğer kullar Ramazan ayındaki üstünlükleri bilselerdi, bütün se-

89-Ali el-Muttaki, a.g.e. 8/476. No: 23712 90-Ali el-Muttaki, a.g.e. S/477, No: 23714 91-Ali el-Muttaki, a.g.e. 8/482, No: 23738-23739


nenin Ramazan olmasını isterlerdi. Taberani'nin Ubade b. Samit (r,a.) den rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (A,S.) bir Ramazan ayında söyle buyurdu. "Ramazan ayı size bir bereket ayı olarak gelmiştir. Allah Teâlâ bu ayda rahmetiyle sizi kuşatır, bu ayda rahmet indi­rir, hataları siler, duaları kabul eder. Allah Teâlâ bu ayda hayır hususundaki yarışlarınıza bakar ve meleklerine karşı sizinle ifti­har eder. Allah'a karşı hayır ortaya koyunuz. Çünkü bedbaht kişi, bu ayda Allah'ın rahmetinden mahrum olan kisidir."ra)

Rama/an-ı Şerif Ayı Hakkında Büyüklerin Sözleri

İbn-i Abbas (R.A.) şöyle demiştir: Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), hayırda insanların en cömertiydi. En cömert olduğu zaman da, Ramazanda Cibril'in kendisine çokça kavuştuğu zamandır Cibril (Aleyhisselam), Ramazanın her gecesinde O'nunla buluşur, gündüz geceden sıyrılıp çıkıncaya kadar veya Ramazan ayı çıkıncaya kadar Peygamber (Sailaliahu Aleyhi ve Sellem) Kur'an'ı ona arzederdi. Cib­ril (Aleyhisselam), Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) e kavuş­tuğu zamanda, Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayır bakı­mından eserken maniaya (engele) uğramayan rüzgardan daha cömert olurdu. w>

Hazreti Aişe (Radıyallahu Anha) buyurdu ki: "Ramazan-ı şerif gir­diğinde Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Seilem) her esiri salar ve her dilenciye verirdi. Ve Ramazan çıkıncaya kadar yatağa (ailelerine) yak-laşrnazdı. Ramazanı şerifte rengi değişir, namazı çoğaltır ve çok dua ederdi. <*)

imam Zühri (Rahimehullah) buyurdu ki: "Ramazanı şerifteki bir teşbih, Ramazanı şerifin dışındaki bin teşbihten daha üstündür."

Mualla İbn-i FazI (Rahimehullah) buyurdu ki; "Allah'ın dostları, Ramazanı şeriften önceki altı ayda Ramazanı şerife kavuşmak için dua ^^^^mazamşeriften sonraki altı ayda ise, Ramazanı şerifin ka-

92-Heysemi, Mecmeu'z-Zevaid, 3/140-14]

93-Buhari, Savm: 7, Bedu'1-Vahy: 5-6, Menakıb: 23. Bedu'l-Halk: 6, FezaUu'l-Kur'an: 7,

39. Müslim. Fezail: 48-50. Tirmizi, Cihad: 9, Darimi, Mukaddime: 10 94-Ali el-Muttaki. 7/81-82 No: 18060-18062

 

346


Dinî Meselelerimiz Sorular ve


Uları

 

 

 

bul olması için dua ederlerdi.

İbrahim Nehai (Rahmetullah) buyurdu ki: "Ramazanı şerifteki bir oruç bin oruçtan, bir teşbih diğer aylardaki bin teşbihten, bir rekat diğer aylardaki bin rekattan üstündür." I<I5)

Mevzuyu şu hadis-i şerif ile bitirelim:

"Ramazan ayı, evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem ateşinden azad olma ayıdır. Bu ayda her kim kölesine kolaylık gösterirse Allah Teâlâ da onu mağfiret ve cehennem ateşinden azad eder." (%>

Her kim Ramazan gecelerinde, Allah'a inanarak ve ecrini Al­lah'tan bekleyerek ibadet için kalkarsa, daha önceki günahları af-folur/97) Yani her kim Ramazan gecelerini teravih namazı kılmak su­retiyle yahut bunun dışında zikir, istiğfar ve Kuran okumak gibi iba­detlerle ihya ederse, bunu da Allah Teâlâ'nın vaad ettiği mükafata ina­narak, ecrini. Allah'tan bekleyerek yaparsa, başkasından bir şey bekle­mezse ve bu ibadetleri halisane yapıp Allah'ı başkalarına bu ibadette ortak kılmazsa kul haklan dışındaki günahları mağfiret olunur. Kul haklan ise ancak Ödenerek veya hak sahibinin müsamahası ile affolu­nur.

Bu vesileyle Ramazanı şerif ayında vuku bulan önemli , bir kısım tarihî olayları arzedelim:

Ramazan ayında önemli tarihi olaylar vuku bulmuştur. Bu olaylar İslâm'ın olaylara hakim olduğunu, orucun şiarının kuvvet, cihat v amel olduğunu, zaaf, kaçmak, tembellik ve fütur olmadığım göster­mektedir. Müslüman, hayatın gerçeklerinin farkındadır, şartlara inti­bak eder. Dinî bir görev, Müslümam hayatla .e geçimle ilgili bir go revden alıkoymaz. Müslüman azimet ve himmetini dünya ile ilgıu zular, İştah açıcı yiyecekler engellemez. Hiç bir Müslüman, orucı

95-Suyuti,Dürt1i'l-Mensûr, 1/454

96-Taberani,                                                                                                         , p^

97-Buhari, iman: 25-27, Savın: 6. LeylelıTl-Kadir:!, Müslim, Müsafirin: 173-Davud, Ramazan: l.Tirmizi, Savnı: 83


İşlerini tatil ettiğini, toplumları geri bıraktığını söyleyemez. İslâm'ın yolu bilinmektedir. O da cihattır. Allah'ın dini zor değil ko­laydır. Allah Teâlâ seferde ve savaşta orucu açmayı mubah kılmıştır. Bu durumda oruçlu bulunanların ve cihatta kuvvet bulmak maksadıyla iftar edenlerin bütün mükafatlan alacaklarına hükmetmiştir. Nitekim Hz. Peygamber (S.A.V.) Mekke'nin fethinde bu hükmü açıklamış ve kendisi ilk orucunu bozanlardan olmuştu. Söylediklerimizin delili: Ra-mazan'da vuku bulan şu büyük olaylardır ki, biz bu olayların en meş­hur olanlarını zikretmekle yetiniyoruz:

1-Büyük Bedir Savaşı:

Bedir günü, Allah'ın hak ile batılı birbirinden ayırdığı furkan gü­nüdür.

Bedir'de tevhid, düşünce, düzenli bir hayat ve sağlam bir ahlâkın sembolü olan İslâm galip gelmiş; geriliğin, alçaklığın, problemlerin ve insanın değerleri heder etmenin sembolü olan şirk ve putçuluk mağlup olmuştur.

Bedir savaşı, Hicretin ikinci yılının Ramazan ayının yirmi yedinci Cuma günü vuku bulmuştur. Allah Teâlâ Bedir savaşı ile İlgili olarak şöyle buyuruyor. "Zayıf olduğunuz halde Allah size Bedir'de yar­dım etmiştir. Allah'tan korkun ki, şükredesiniz." m) İbn-i Abbas'a göre Bedir savaşı Ramazan'ın on yedisinde cuma günü vuku bulmuş­tur. Bu ümmetin firavunu ve İslâm'ın en büyük düşmanı olan Ebu Ce­hil bu savaşta öldürülmüştür.

2-Mekke'nin Fethi:

Mekke'nin fethi, fetihlerin en büyüğüdür. Allah Teâlâ bununla il-gjlî olarak şöyle buyuruyor: "Biz sana açık bîr şekilde fetih ver-dik."(99> Mekke'nin fethi, Hicretin sekizinci yılı Ramazan ayının onun­cu günü vuku bulmuştur. Mekke'nin fethi ile pulculuk imha edilmiş ve   . Kabe'nin etrafındaki putların yıkılması tamamlanmıştır.

3-Tebük savaşı ile ilgili bazı olaylar da Hicrî 9. yılın Ramazan

98-Al-i Imran   Çllr»ei.   111

 

 

 

348


Sorular


349

 

 

 

ayında vuku bulmuştur.

4-İslâm'ın Yemen'de yayılması 10. yılı Ramazın ayında vuku bul muştur.

5-Nahle'de tapınılan Uzza adlı putun bulunduğu ev Halİd b. Velid tarafından yine Hicrî 8. yıl Ramazan ayında yıkılmıştır. Bu putu bu­lunduğu ev ile birlikte yıktıktan sonra Halid şöyle demiştir. "O Uzza putuna ebedi olarak bir daha ibadet edilmeyecektir."

6-Hİcrî 9. yıl Ramazan ayında Taif ten Sakifoğullarma ait bir elçi grubu Resulullah (a.s.) gelerek Müslüman olmak istediklerini bildir­mişlerdir. O sene Sakif oğullarının ibadet etmekle oldukları Lât putu yıkılmıştı!-.{100)

7-Hicrî 25 Ramazan 479 yılında cuma günü sabahı Zelleka (Bu­günkü Portekiz yakınında bir vadi) olayı vuku bulmuştur. Buna Arûbe ve İslâm günü olayı da denmektedir. Endülüs'te Yusuf b. Tasfin ku­mandasındaki Müslüman Murabıtlar ordusu, Alfoııs kumandasında 80.000 kişilik bîr küffar ordusuna karşı zafer elde etmiş tir.

8-Ayn-İ Câlut olayı: 3 Eylül 1260 yılına rastlayan 15 Ramazım 658 Hicrî yılı cuma günü sabahı Mısır sultanı Sultan Kutuz komuta­sında vuku bulmuştur. Sultan Kutuz "Va İslaman" diye haykırdıktan sonra hücum etti ve Moğollara karşı büyük bir zafer kazandı. Bu sa­vaştan sonra Mısu' ile şam'ın birleştirilmesi tamamlandı,

9-Endülüs'ün fethr.Hicrî 28 Ramazan 92 (19 Temmuz 711) sene­sinde, Endülüs, Tarık b. Ziyad kumandasında bir ordu ile fethedilmiş­tir. Tank b. Ziyad bu savaşta Kot komutanı Rozrik'i Mevkaatü'1-Ba-hayra'da kesin bir şekilde mağlup etmiştir. Tank b. Ziyad önce Cebel-Tarık boğazını almış ve gemilerini yakmış bu esnada meşhur sözünü söylemiştir: "Deniz arkanı/da, düşman Önünüzde." Bundan sonr; Kurtuba, Gırnata ve Endülüs'ün başkenti olan Tulaytula şehri fethedil di.

Bütün Müslüman kardeşlerimin mübarek Rama/an-ı Şet ayını tebrik eder, mağfıret-i İlahiyeye nailiyete vesile olmasını <-nab-ı Hakk'um temenni ve niyaz ederim.

100- tbn-t Kesir. cl-Bidaye ven-Nihaye. 4/316

 

ÜÇ AYLARDA ORUÇ

107. Soru: Önümüzdeki Ramazan ayı gelmeden üç aylarda niye! edip oruç tutmak isliyorum. Naşı! niyet edeyim. Öyle niyet edeyim ki ı-i silip süpürsün.

Cevab: Bismillâhirrahmanirralıim.

Bilindiği gibi "Receb, Şaban ve Ramazan" aylarına "üç aylar" denilmektedir. Bu aylarda Peygamberimiz (S.A.V.) diğer aylara naza­ran daha çok oruç tutmuşlar ve oruç tutmayı tavsiye buyurmuşlardır. non Bahsettiğinize göre, keffaret gerektirecek şekilde oruç bozmuş olabilirsiniz. Bu bakımdan keffaret orucuna niyetlenerek Receb ve Şa­ban aylarını oruçla geçirebilir ve keffaret borcunuzu ödemiş olursu­nuz. Ancak tutmadığınız oruç varsa, bun lan günü gününe kaza etme­niz gerekir. Bunun için üç ayları gözetlemek gerekmez.

İLK FARZ OLDUĞU SIRALARDA ORUÇ

108. Soru: Oruca, ilk farz olduğu sıralarda yatsı namazını kıldık­tan sonra başlandığı söyleniyor. Bu durum nasıl idi.

Cevab: Bismillâhirrahmanirrahitn.

Oruç ilk farz olduğu sırada yatsı namazını kıldıktan ve uyuduktan sonra yemek, içmek ve kadınlara yaklaşmak caiz değildi. Bilahare Al­lah Teâlâ'dan bir rahmet eseri bu durum hafifletildi ve imsak vaktine kadar yemek, içmek ve kadınlara yaklaşmak izni verildi.

Bu husustaki sahih rivayetler şöyledir: Abdullah b. Abbas (R.A.) gyor ki: Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gi-11 size de farz kılındı. "02) Hz. Peygamber (S.A.V.) zamanında (oru-n dk farz kılındığı sıralarda), insanlar yatsı namazının kıldıkları za-^!£^"fyemek' i?"1611 ve kadınlara yaklaşmak haram kılın-

.m 102-Bakara Suresi: 183

 

t0!:Buhiıri- sav"n: 52. 53; Müslim, Siyam: 175. 179, Ebu Davud. Savm: 55-59. Tirmizi, ".Nesei.Savm^

ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI HZ. MARİFETNAME

— Ey Nefsim! Şüphesiz Cenab-ı Hakkın ezelde takdir buyurduğu şeyler zamanı gelince olur. Ey Allah'ın kazasına razı olmayan nefis! Bu isyanından ne kazanıyorsun? Sen Allah'ı kendine Rab kabul ettim diyorsun. O halde niçin onun kazasına razı olmuyorsun? Yoksa kazanın rububiyet şanından olduğunu bilmiyor musun? İyi bil ki, Allah'ın bütün kazasına razı olmadığın müddetçe onun rızasını ve muhabbetini

Cenab-ı Hak sana bir müddet dünyalık yermediği zaman ise nefsine şöyle seslenirsin:

— Ey nefsim! Cenab-ı Hak senin hâlini senden daha iyi bilir. O sana herkesten daha çok acır. O âleme nzık veren Rezzâkatı âlemdir.

Eğer bu anlatılanları iyice beller ve aklında tutarsan, tevekkül, tefviz, sabır ve rızâ gibi dört aslın tamamında kuvvetli olursun. Kalbdeki her türlü engel .silinir, ibadetten zevk alır marifet ve muhabbetullaha erersin. Allah katında yüce derecelere ulaşan kullardan sayılırsın. Dünya hayatında hem bedenin hem de ruhun rahat olur, ahirette de saadete ererek hem dünyada ve hem de ahirette selâmete erersin. -

TEFVtZNAME

Hak serleri bayreyler Zannetme ki gayşeyler Arif anı seyreyler.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler Sen Hakka tevekkül kıl Tefviz et ve rahat bul Sabr eyle ve razı ol.         •

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler Kalbin ona berki eyle Tedbirini terk eyle Takdirini derk eyle.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Hallâk-ı Rahim oldur Rezzâk-ı Kerim oldur , Fe'âl-İ hakim oldur.

«04

MevJ& görelim neyler

Neylerse güzel eyler. BU kad-ı hacâtı (Allah) Kıl âna münacâtı Terk eyle murâdâti (dilekler)

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Bir işi murâd etme Olduysa inâd etme Hak'dandır o reddetme *

Mevlâ .görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Hakkın olacak işler Boştur gâm-u teşvişler (telâş) Ol hikmetini işler.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Hep işleri fâiktir Birbirine lâyıktır Neylerse muvafıktır.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Dilden gamı dür (uzak) eyle Rabbinle huzur eyle Tefviz-i umur eyle (işleri Allaha havale et)

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Sen adli zulüm sanma Teslim ol oda yanma Sabret, sakın usanma.

Mevlâ görelim neyler v Neylerse güzel eyler. Deme şu niçin şöyle Bak sonuna sabr eyle Yerincedir ol Öyle.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler.

Hiç kimseye hor bakma

incitme gönül yıkma Sen nefsine yan çıkma

485

ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI HZ.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Mü'min işi renk olmaz Akıl huyu cenk olmaz Arif dili tenk (dar) olmaz

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Hoş sabr-ı cemilindir Takdir-i kefilindir  Allah ki vekilimdir

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler Her dilde onun adı Her canda onun yâdı Her kuladır imdadı

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Nâçâr kalacak yerde Nâgâh eder ol perde Derman eder ol derde.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Her kuluna her anda Geh (bazan) kahr-û geh ihsanda Her anda o bir şanda.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Geh mu'ti û geh mâni Geh darr ü gehi nâfl Geh hâfidu gef râfi.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Geh âbdin eder arif Geheymenü geh h&if (korkutucu) Her kalbi odur sârif (bilen)

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Geh kalbini boş eyler Geh hulkunu (huyunu) hoş eyler Geh aşka duş eyler (bağlar)

490

MARİFETNAME

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Geh sâde ye geh rengin Geh tabun eder rengin (Taş eder kalbini) Geh hürrem (sevinçli) geh gamgin (kederli)

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler Az ye, az uyu, az iç Ten mezbelesinden geç Dil gülşenine gel göç

Mevlâ görelim neyler  

Neylerse güzel eyler. Bu nass (insanlar) ile yorulma Nefsinle dahi kalma Kalbinden irap olma.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Geçmişlerle geri kalma Müstakbele kem dalma Hal ile dahi olma.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler., Her dem anı zikreyle Zirek (Kurnazlık) ligi koy şöyle Hayrân-ı Hak ol şöyle.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Gel hayrete dal bir yol Kendin unut anı bul Koy gafleti hazır ol.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Her sözde nasihat var Her nesnede ziynet var Her işte ganimet var.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Hep rumz (işaret) u işarettir Hep gamz ve beşâdet (müjde) tir. Hep ayn-ı inayettir.

407

ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI HZ.

Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler.

Her söyliyeni dinle

Ol söyleteni anla

Hoş eyle kabul canla. Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler.

BU elsine-i halkı (halk dilleri).

Ekl&m-ı H»K ey jffalflcf

Öğren edebu hulku. Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler.

Yallah güzel etmiş

Billah güzel etmiş

Tallah güzel etmiş.

Allah görelim netmiş Ne etmişse güzel etmiş.

BÖLÜM: 4

KULUN EN YÜKSEK DİLEĞİ OLAN ALLAH'I MARİFETİ

MARİFET SAHİHLERİNİN ÜSTÜN DERECE VE

MAKAMLARA ULAŞMALARI.

ARİFLERİN HUZUR VE ÜNS DEVLETİNE ERMELERİ

SEVGİ VE AŞK DENİZİNE DALMALARI

VELİLERİN AVAMDAN EVLA OLMALARI, GKFtKYHRf

KURTULUP HUZURA VE HAKKIN ÜNSÜNE ERMELERİ

AŞK ŞARABINI İÇMELERİ, HAYVANİ SIFATLARDAN

ARINIP İLAHİ AHLAKLA BEZENMELERİ.

VELİLERİN KERAMETLERİ İLE ALLAH'A YAKLAŞMANIN

YOLLARI.

BEŞ KONUDAN İBARETTİR.

KONU: l

KENDİNİ BİLMENİN ALLAH'I TANIMAYA ANAHTAR OLMASI, ARİFİN KALBİNE GELEN MAEİFETULLAH'IN, KUL iÇiN EN BÜYÜK DİLEK OLMASI. ARİFİN MASİVAYI BULMASI, KENDİNDEN GEÇMESİ, KORKU VE ÜZÜNTÜDEN EMİN OLMASI, CENAB-I HAKKIN SELBİ SIFATLARDAN UZAK OLMASI VE SÜBÜTİ SIFATLARLA MUTTASIF OLMASI.

DOKUZ KISIMDAN İBARETTİR

KISIM: l ALLAH'I TANIMAYI BİLDİREN AYET, KUDS-İ HADİS VE

HADİS-İ ŞERİFLER

Ey Azizi Bil ki Cenab-ı Hak Kur'an'ı Kerim'in birçok feyetlc rinde kullarının kendisini bilip tanımalarını teşvik buyurmuştu

YUKARI