Ramazan

1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse iki rekat namaz kılsa,her rekatta da Kadir Suresi'ni okusa, Allahü Teala (Celle Celalühü), o kişiye üç türlü kolaylıkverir:

Bu ay içinde orucu ve namazı ona kolaylaştırılır.

Bu ay içindeki orucunu ve namazını kabul eder.

Gelecek yıla kadar fakirlikten emin eder.

2-ikinci gecesi: Peygamber Efendimiz(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: "Bu gece bir kimse, bir FATİHA SURESİ ile dörder kere FELAK ve NAS SURELERİ'ni okumak suretiyle iki rekat namaz kılsa, o yıl içinde ettiği muameleden ziyan görmez. İmansız kalmak tehlikesinden emin olur. Ahirette de iki iyilik bulur:

Cehennemden halas olur Cennette felah bulur."

(Hazreti İbn-i Ömer (Radıyallahü Anh) rivayet etmiştir.)

3- Üçüncü gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi veSellem) buyuruyor ki: "Bu gecenin sonunda bir FATİHA SURESİ, beş KEVSER SURESİ ve beş İHLAS SURESİ ile iki rekat namaz kılan kişi, Hazreti Ebubekir Sıddık (Radıyallahü Anh) elinden bir kase dolusu kevser şarabı içer ki, asla susuzluk görmez." (Hazreti Ömer (Radıyallahü Anh) ve Hz. Said (Radıyallahü Anh) rivayet etmiştir.)

4-Dördüncü gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: "Bugece, bir FATİHA SURESİ ile dört kere ASRSURESİ okuyarak altı rekat namaz kılan kişi altı türlü iyilik bulur: Müslüman olarak dirilir, Müslüman olarak ölür

Kabir sualine İhlas okur gibi cevap verir, Yüzü ayın on dördü gibi olur, Sırat köprüsünden yıldırım gibi geçer - Hazreti Ebubekir Sıddık (Radıyallahü Anh}, köprü başında ona cenneti müjdeler." ,

(Hazreti Ebu Derda (Radıyallahü Anh) rivayet etmiştir.)

5- Beşinci gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi veSellem) buyuruyor ki: "Bu gece dört rekat namaz kılıp birinci rekatta bir FATİHA SURESİ ile bir TEKASÜR SURESİ, ikinci rekatta bir FATİHA SURESİ ile bir ASRSURESİ, üçüncü rekatta bir FATİHA SURESİ ile bir MAUN SURESİ, dördüncü rekatta da bir FATİHA SÜRESİ ile üç İHLAS SURESİ okuyan kişi kabir azabı görmez. Allahü Teala (Celîe Celalühü), onun günahlarını defterinden kazır. Yerine büyük taatlerin sevabnı yazar."

(Hazreti İbn-i Abbas (Radıyallahü Anh) rivayet etmiştir.)

6- Altıncı gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellern) buyuruyor ki: "Bu gece bir kişi, bir FATİHA SURESİ, bir AYETEL KÜRSİ ile 'Şehidalahü ennehü' (Al-i İmran Suresi, Ayet: 18) ayetini sayısız okuyarak iki rekat namaz kılarsa, Allahü Teala (Celle Celalühü} buyurur ki:

'Ey kulum! Bu namaz ile bütün günahlarını bağışladım. Artık bunun gibii güzel amellere başla, er gibi ol, güzel işlerden yüz çevirme." (Hazreti Ibn-i Mes'ud (Radıyallahü Anh) rivayet etmiştir.)

7- Yedinci gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: "Bir kimse, bu gecenin yansında dört rekat namaz kılarsa ve her rekatında bir FATİHA SURESİ ile onar defa İHLAS, FELAK ve NAS SURELERİ'ni okusa, Allahü Teala (Celle Celalühü) meleklere buyurur ki:

'Görün benim kulumu ki, tatlı uykusunu terk edip benim rızamı ister. O halde siz şahid olun ki, ben de kulumun günahlarını bağışlayıp cennete girmesini emrederim."

(Hazreti Ebu Hureyre (Radıyallahü Anh) rivayet etmiştir.)

8-       Sekizinci gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: "Bugecede bir FATİHA SURESİ, birer defa daİHLAS, FELAK ve NAS SURELERİ'ni okuyarak iki rekat namaz kılan kimseye, yedi cehennem kapısı kapanıp sekiz cennet kapısı açılır." (Hazreti Ali (Radıyallahü Anh) rivayet etmiştir.)

9-       Dokuzuncu gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem} buyuruyor ki: "Birkimse, bu gecede bir FATİHA SURESİ, onİHLAS SURESİ ve beşer kere FELAK ve NAS SURELERİ ile on iki rekat namaz kılsa, on türlü haceti kabul olunur ve kıyamette yüzü ayın ondördü gibi nurlanır." (Hazreti İbn-İ Mes'ud (Radıyallahü Anh) rivayet etmiştir.)

10-       Onuncu gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi veSellem) buyuruyor ki: "Bir kişi, bu gecede dört rekat namaz kılsa, birinci rekatta bir FATİHA SURESİ, bir AYETEL KÜRSİ, 'Şehidalahü ennehü' (Al-i İmran Suresi, Ayet: 18) ayeti ile DUHA SURESİ'ni, ikinci rekatta birer defa FATİHA, A'LA ve ĞAŞİYE, üçüncü rekatta birer defa FATİHA ve DUHA SURESİ'ni, dördüncü rekatta da FATİHA ile İNŞİRAH SURELERİ'ni birer kere okusa, Allahü Teala (Celle Celalühü) okulun namazını kabul edip ölüm meleğine emir verir ki:

'Ben bu kulumu, benim şiddetimden ve azabımdan emin kıldım." (Hazreti Ebu Hureyre

(Radıyallahü Anh rivayet etmiştir.)

11-  On birinci gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: "Bir kişi, bu gece dört rekat namaz kılsa, her bir rekatında da bîr FATİHA SURESİ, on AYETELKÜRSİ, on KEVSER SURESİ ile on İHLASSURESİ okusa, kıyamet gününde kendisine bütün peygamberlerin sevapları kadar sevap verilir. Aynı zamanda kıldığı bu namaz, elliyıllık geçmiş günahlarına keffaret olur." (Hazreti Ebu Hureyre (Radıyallahü Anh) rivayet etmiştir.)

12-  Ramazan ayının on ikinci gecesi kılınacak namaz: Peygamber Efendimiz
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: "Bu gece, Allahü Teala'nın (Celle Celalühü) verdiği sure ile (herhangi bir sure ile) on rekat namaz kılan kimse, muhakkak ki, günah derdine karşı dermanı tam olarak bulmuştur." (Hazreti
Süraka (Radıyallahü Anh) rivayet etmiştir.)

13- On üçüncü gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: "Bu gecede bir kimse, bir FATİHA SURESİ ve otuzar kere de FELAK ve NAS SURELERİ'ni okumak sureti ile altı rekat namaz kılsa, Allahü Teala (Celle Celalühü) o kimsenin bütün günahlarını bağışlar. O kimsenin günahları, denizlerdeki köpüklerden fazla olsa da." (Hazreti Aişe (Radıyallahü Anha) rivayet etmiştir.)

14- On dördüncü gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: "Bu gecede bir kimse, bir FATİHA SURESİ ve otuz İHLAS SURESİ ile dört rekat namaz kılarsa rızkı ve bereketi fazla olur.Aynı zamanda o yıl içinde bütün muradları hasıl olur." (Hazreti Ebu Osman (Radıyallahü Anh) rivayet etmiştir.)

15- On beşinci gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: "Bir kimse, bu gece bir FATİHA SURESİ ve on İHLAS SURESİ ile üç selam vererek altı rekat namaz kılsa, Allahü Teala (Celle Celalühü}, o kimseyi cehennemden azad ettiği gibi ona Tevrat'ı, İncili ve Hazreti İbrahim'e (Aleyhisselam) inen sahîfeleri okumuş kadar sevap verir. Ayrıca yetmiş yıl aralıksız ve hiç dönmeden kafirlerle gaza etmiş gibi sevap verir. Aynı zamanda yüz kere de hac etmiş sevabı verir." (Hazreti İbn-i Mes'ud (Radıyaliahü Anh) rivayet etmiştir.)

16-On altıncı gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: "Bu gece seher vaktinde bir kimse, bir FATİHA SURESİ ile bir 'Kulillahümme' (Al-i İmran Suresi, Ayet:26) okuyarak iki rekat namaz kılsa, Allahü Teala (Celle Celalühü) o kimsenin yüz türlü hacetini verir. Bunların onu dünya ve doksanı ahiret hacetleridir."

17- On yedinci gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: "Bir kimse, bu gecede ilk rekatında birer defa FATİHA SURESİ ile KEVSER SURESİ'ni, ikinci rekatta da bir FATİHA SURESİ ile on defa İHLAS SURESİ'ni okuyarak iki rekat namaz kılarsa, Allahü Teala (Celle Celalühü) o kimseyi müslümanlık üzerine diriltir ve müslümanlık üzerine öldürür. Aynca Azrail (Aleyhisselam), son nefesinde ona kevser şarabından içirir. Kıyamette açlık ve susuzluk görmez." (Hazreti İbn-i Abbas (Radıyallahü Anh) rivayet etmiştir.)

18- On sekizinci gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: "Bu gece bir kimse dört rekat namaz kılarsa, her rekatta bir FATİHA SURESİ, üçer defa da AYETEL KÜRSİ, İHLAS, FELAK ve NAS SURELERİ'ni okursa o kimse anasından doğduğu gün gibi günahlarından soyunup çıkar. Azrail (Aleyhisselam) ona geldiği vakit, kendisini cennetle müjdeler." (Hazreti İbn-i Ömer (Radıyallahü Anh) rivayet etmiştir..)

19- On dokuzuncu gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki; "Bir kimse, bu gecede dört rekat namaz kılsa, her rekatında da bir FATİHA SURESİ ile yedi kere de ZİLZAL SURESİ'ni okusa, o kişi kıyamet korkularından emin olur ve bütün günahlarından arınır. Bütün kötülükleri iyiliğe dönüşür." (Hazreti Abdullah îbn-i Evfa (Radıyallahü Anh} rivayet etmiştir.)

20- Yirminci gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: "Bir kimse, bu gecede altı rekat namaz kılsa, her rekatında da birer defa FATİHA SURESİ ile DUHA SURESİ'ni okusa, o kimsenin kabri nurlu olur ve hesabı da kolay olur." (Hazreti Abdullah îbn-i Evfa (Radıyallahü Anh) rivayet etmiştir.)

21- Yirmi birinci gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: "Bir kimse bu gece iki rekat namaz kılsa, her rekatında da bir FATİHA SURESİ ile beşer defa da FELAK ve NAS SURELERİ'ni okusa, o kimseye gelecek yıla dek kötü nazar değmez ve rızkı bereketli olur. O yıl içinde Ölecek olursa şehid olarak ölmüş olur."

22-   Yirmi ikinci gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki; "Bir kimse bu gece yarısında dört rekat namaz kılsa, her rekatında da bir FATİHA SURESİ ile dört İNŞİRAH SURESİ okusa, o kimse kırk peygamber sevabını bulur."

23- Yirmi üçüncü gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: "Bu gece bir kimse gece yansında iki rekat namaz kılsa, her rekatta bir FATİHA SURESİ ile beş kere DUHA SURESİ'ni okusa, o kimsenin yüzü kıyamette güneşten daha fazla nurlu olur. Onun yüzünün nuru ile sırat köprüsünden ev halkının yetmiş kişisi rahatça geçer."

24- Yirmi dördüncü gece: Peygamber Efendimiz {Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: "Bu gece bir kimse bir FATİHA SURESİ ve bir KARİA SURESİ ile iki rekat namaz kılsa, o kimseye şöyle nida olunur: 'Korkma! Muhakkak ki sen, emin (korkusuz) kılınanlardansın."

25- Yirmi beşinci gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: "Bu gece bir kimse iki rekat namaz kılsa, her rekatta birer defa FATİHA, FİL ve KUREYŞ SURELERİ'ni okusa, o kimse kıyamette kime şefaat ederse şefaati red olunmaz. Ayrıca suya kanmış ve karnını tok tutmuş olur."

26- Yirmi altıncı gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: "Bu gece bir kimse iki rekat namaz kılsa, her rekatında bir FATİHA SURESİ, bir AYETEL KÜRSİ, üç de İHLAS SURESİ okusa, kıyamet gününde o kimseye öyle bir taç giydirilir ki, bütün mahlukların kılları sayısınca dil olsa o tacın kıymetini tavsif edemez."

27- Yirmi yedinci gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: "Bu gece bir kimse iki rekat namaz kılsa, her rekatında bir FATİHA SURESİ ile yedi KADİR SURESİ okusa, o kişinin sevabı, Kadr'e yetenlerin sevabından eksik olmaz."

28- Yirmi sekizinci gece: Peygamber Efendimiz (Sallalîahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: "Bu gece bir kimse, bir FATİHA SURESİ ve üç İHLAS SURESİ ile iki rekat namaz kılsa, anasından doğduğu gün gibi günahlarından çıkar ve kıyamette hesaptan kurtulur."

29- Yirmi dokuzuncu gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: "Bu gece bir kimse bir FATİHA SURESİ, yedi İHLAS SURESİ ve birer FELAK ve NAS SURELERİ'ni okuyarak iki rekat namaz kılsa, Allahü Teala (Celle Celalühü) o kimseye nida eder ki:

'Ey kulum! Sana müjdeler olsun ki, orucunu ve namazını kabul ettim. Günahlarını bağışlayıp cenneti sana vacîb kıldım."

30- Otuzuncu gece: Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: "Bu gece bir kimse bir FATİHA SURESİ, onar kere de İHLAS, , FELAK ve NAS SURELERİ'ni okuyarak iki rekat namaz kılsa, o kimsenin üç türlü büyük haceti kabul olunur: Taatleri makbul olur Dünyadan iman ile gider Kitabı sağ yanından verilir."

 

SÛRET VE PERDELERLE İLGİLİ KERÂHET

 

Ebü Talha el-Ensârî (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: "Melekler, içerisinde köpek ve resimler bulunan eve girmezler.[1]

Sefine (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Hz. Ali (radıyallâhu anh), Resülullah (aleyhissalatu vesselam)'ı hazırladığı bir yemeğe dâvet etti. Efendimiz gelip, içeri girmek üzere elini kapının kirişleri üzerine koyunca, evin bir köşesine gerilmiş bir kırâm görmüştü ki hemen geri döndü. (Resülullah'a geri dönüşünün) sebebi sorulunca: "Bir peygambere tezyin edilip süslenmiş bir eve girmek uygun olmaz" cevabını verdi."[2]

    Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bana Cibrîl (aleyhisselâm) geldi ve: "Dün sana gelmiştim (ama yanına girmedim)." Girmeyişimin sebebi de üzerinde timsaller bulunan perde bezi idi. Orada bir de köpek vardı, kapının üzerinde de insan resimleri bulunuyordu. Timsallerin başlarının koparılmasını emret ki ağaç şekline dönsün. Örtüden ayak altına atılacak iki minder yapılmasını, köpeğin de dışarı çıkarılmasını söyle!" Bu söylenenler yapıldı."[3]

    Hz Ali (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular k‹: "İçerisinde resim, cünüb ve köpek bulunan eve (rahmet) melekleri girmez."[4]

    İbnu Abbas (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) (Mekke'nin Fethi günü), Beytullah'ta tasvirler görünce, içeri girmedi. Önce onların imhasını emretti ve imha edildiler. İçeride Hz. İbrâhim ve Hz. İsmâil (aleyhimesselâm)'in ellerinde kumar okları bulunur vaziyetteki suretlerini görmüştü. Şöyle buyurdu: "Allah canlarını alsın. Vallahi onlar asla oklarla kısmet aramadılar."[5]

HİCAZ

     Amr İbnu Avf radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Bu din Hicaz'a çekilecek. Tıpkı yılanın deliğine çekildiği gibi. (Allah'a kasem olsun)! Yaban keçisinin dağın tepesine sığınması gibi, din de Hicaz'a sığınacaktır. Bu din garip olarak başladı, tekrar garipliğe dönecektir. Gariplere ne mutlu. O garipler ki, benden sonra insanların sünnetimden bozdukları şeyi ıslah edecektir."[6]

     Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Kalabalık ve kalp katılığı şarktadır. İman ise Hicaz ahalisi içerisindedir."[7]

ARAP YARIMADASI

       Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ı işittim, şöyle diyordu:

"Şeytan artık Arap yarımadasında namaz kılanların kendisine ibadet etmelerinden ümidi kesti. Ancak onları aldatacaktır."[8]

     İbnu Şihâb anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Cezîretü'l-Arab'ta iki din içtima edemez!"

İbnu Şihab devamla der ki: "Hz. Ömer bu meseleyi, kesin bir kanaat ve yakin elde edinceye kadar araştırdı. Gördü ki, Resûlullah gerçekten bunu söylemiş. Bunun üzerine Hayber yahudilerini sürgün etti."[9]

Mâlik der ki: "Hz. Ömer radıyallahu anh, Necrân ve Fedek yahudilerini sürgün etti. Hayber yahudilerine gelince, onlar kendilerine meyve ve arazi gelirlerinden herhangi bir hak tanınmadan orayı terkettiler. Fedek yahudilerinin (Durumu farklı idi; meyvenin yarısı, arazinin yarısı onlarındı. Çünkü Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, onlarla meyve ve arazinin yarısı üzerine sulh yapmış idi.) Hz. Ömer onlara meyvenin yarısını, arazinin yarısını; altın, gümüş, ip ve semer nev'inden kıymet biçti ve onlara değerini vererek onları da oradan sürdü."

       Hz. Ömer radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın şöyle söylediğini işittim:

"Arap yarımadasından hıristiyan ve yahudileri mutlaka çıkaracağım, orada müslüman olmayanı bırakmayacağım."

Said İbnu Abdilaziz der ki: "Arap yarımadası, el-Vadi'(l-Kurâ)'dan Yemen'in uzak kısmına, Irak sınırına, denize kadar olan kısımdır."[10]

YEMEN

       Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Size Yemenliler geldi. Onlar, ince ruhlu ve yufka yürekli insanlardır. İman Yemenlidir, hikmet de Yemenlidir. Küfrün başı şark cihetindedir. Böbürlenme ve kibirlenme deve besleyenlerdedir. Sükûnet ve vakar koyun (besleyenler)dedir."[11]

ŞAM

        İbnu Amr İbni'l-As radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Bir hicretten sonra bir hicret daha olacak. Arz ehlinin hayırlılarına Hz. İbrahim'in hicret ettiği yer (Şam) gereklidir. Arzda, ahalisinin şerirleri kalır. Arzları, onları (öbür dünyaya) atar. Allah Teâla da onlardan hoşlanmaz. Onları ateş, maymunlar ve hınzırlarla birlikte haşreder."[12]

         Zeyd İbnu Sabit radıyallahu anh anlatıyor: "Biz bir gün Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanında idik. Parçalar üzerinde Kur'ân (ayetlerini) tanzim ediyorduk. Aleyhissalatu vesselam:

"Şam'a ne mutlu!" buyurdular. Ben: "Bu mutluluk nereden geliyor ey Allah'ın Resûlü?" diye sordum.

"Çünkü, buyurdular, (Rahman'ın) melekleri onun üzerine kanatlarını geriyorlar!"[13]

         İbnu Havâle radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Bu iş, sizin birkısım toplu gruplara ayrılmanıza müncer olacak: Şam'da bir grup, Yemen'de bir grup, Irak'da bir grup!"

Ben: "Ey Allah'ın Resûlü! dedim. O güne erdiğim takdirde (bunlardan en hayırlısı hangisi ise şimdiden) bana seçiverin!" dedim.

"Öyleyse dedi, sana Şam'ı tavsiye ederim! Çünkü orası, Allah'ın, arzında mümtaz kıldığı yerdir. Allah kulları arasında seçkin olanları oraya tahsis eder. Ancak (oraya gitmekten) imtina ederseniz, size Yemen'inizi tavsiye eder, (oradaki) havuzlarınızdan içiin derim. Zira Allah, Şam ve ahalisini (fitnelerden koruma hususunda) bana garanti verdi."[14]

           Ebu'd-Derdâ radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Ğûta'daki savaş sırasında müslümanların sığınağı, Şam şehirlerinin en hayırlısı olan Dımeşk denen şehrin yakınındadır."[15]

          Abdurrahman İbnu Süleyman anlatıyor: "Acem krallarından bir kral gelecek, Dımeşk hariç bütün şehirler üzerinde hakimiyet kuracak."[16]

BEYTU'L-MAKDİS

           Meymune radıyallahu anha anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü! dedim, bize Beytu'l-Makdis hakkında fetva verin!"

"Ona gidin, içinde namaz kılın!" buyurdular. -O zaman her tarafta savaş vardı. (Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bu durumu nazar-ı itibara alarak sözlerini şöyle tamamladılar:)- "Gidip, içinde namaz kılamıyorsanız, hiç olsun kandillerinde yanacak zeytinyağı gönderin!"[17]

Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün):

"Ümmetim onbeş şeyi yapmaya başlayınca ona büyük belanın gelmesi vâcip olur!" buyurmuşlardı. (Yanındakiler:) "Ey Allah'ın Resûlü! Bunlar nelerdir?" diye sordular. Aleyhissalâtu vesselâm saydı:

-Ganimet (yani milli servet, fakir fukaraya uğramadan sadece zengin ve mevki sahibi kimseler arasında) tedavül eden bir metâ haline gelirse,

-Emanet (edilen şeyleri emânet alan kimseler, sorumlu ve yetkililer, memurlar) ganimet (malı yerini tutup, yağmalayıp nefislerine helal) kıldıkları zaman,

-Zekât (ödemeyi ibadet bilmeyip bir angarya ve) ceza telâkki ettikleri zaman.

-Kişi annesinin hukukuna riayet etmeyip, kadınına itaat ettiği;

-Babasından uzaklaşıp ahbabına yaklaştığı;

-Mescidlerde (rızayı ilâhi gözetmeyen husûmet, alış-veriş, eğlence ve siyâsiyâta vs. müteallik) sesler yükseldiği zaman.

-Kavme, onların en alçağı (erzel) reis olduğu;

-(Devlet otoritesinin yetersizliği sebebiyle tedhiş ve zulümle insanları sindiren zorba) kişiye zararı dokunmasın diye hürmet ettiği;

-(Çeşitli adlarla imal edilen) içkiler (serbestçe) içildiği;

-İpek (haram bilinmeyip erkekler tarafından) giyildiği;

-(San'at, bale, konser gibi çeşitli adlar altında; bar, gazino, dansing ve salonlarda ve hatta televizyon ve filim gibi çeşitli vasıtalarla yaygın şekilde) şarkıcı kadınlar ve çalgı aletleri edinildiği;

-Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip geçenlere (çeşitli ithamlar ve bahanelerle) hakâret ettiği zaman artık kızıl rüzgârı, (zelzeleyi), yere batışı (hasfı) veya suret değiştirmeyi (meshi) (veya gökten taş yağmasını, (kazfi) bekleyin."[18]



[1] Buhâri, Libâs 92, 88, Bedü'l-Halk 6, 14, Megâzî 11; Müslim, Libâs 102, (2606); Ebü Dâvud, Libâs 48, (4155); Tirmizî, Edeb 44, (2805); Nesâî, Zînet 112, (8, 212, 213); İbnu Mace, Libâs 44, (3649).

[2] Ebü Dâvud, Et'ime 8, (3755); İbnu Mâce, Et'ime 56, (3360).

[3] Müslim, Libâs 102 (2112); Ebü Dâvud, Libâs 48, (4158); Tirmizî, Edeb 44, (2807); Nesâî, Zînet 113, (8, 216). Bu rivayet Ebü Dâvud ve Tirmizî'nin metnine mutabıktır.

[4] Ebü Dâvud, Tahâret 90, (227); Libâs 48, (4152); Nesâî, Tahâret 168, (1,141), Sayd 11, (7,185).

[5] Buhârî, Enbiya 8, Hacc 54, Megazî 48.

[6] Tirmizi, İman 13, (2632).

[7] Müslim, İman 92, (53).

[8] Müslim, Münafikûn 65, (2812).

[9] Muvatta, Câmi' 18, (2, 892, 893).

[10] Müslim, Cihad 63; Ebu Davud, Harac 28, (3030); Tirmizi, Siyer 43, (1606)

[11] Buhari, Menakıb 1, Megazi 74, Bed'ü'l-Halk 14; Müslim, İman 84, (52); Tirmizi, Fiten 61, (2244).

[12] Ebu Davud, Cihad 3, (2482).

[13] Tirmizi, Menakıb, (3949).

[14] Ebu Davud, Cihad 3, (2483).

[15] Ebu Dâvud, Melâhim 6, (4298), Sünnet 9, (4639).

[16] Ebu Davud, Sünnet 9, (4639).

[17] Ebu Dâvud, Salat 14.

[18] Tirmizi, Fiten 39, (2211).

 

 

Efendimiz (S.A.V) Minberdeki üç bedduası

 

حدثنا محمد بن صالح وإبراهيم بن عصمة قالا ثنا السري عن خزيمة ثنا سعيد بن أبي مريم ثنا محمد بن هلال حدثني سعد بن إسحاق بن كعب بن عجرة عن أبيه

عن كعب بن عجرة قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم احضروا المنبر فحضرنا فلما ارتقى درجة قال آمين فلما ارتقى الدرجة الثانية قال آمين فلما ارتقى الدرجة الثالثة قال آمين فلما نزل قلنا يا رسول الله لقد سمعنا منك اليوم شيئا ما كنا نسمعه قال إن جبريل عليه الصلاة والسلام عرض لي فقال بعدا لمن أدرك رمضان فلم يغفر له قلت آمين فلما رقيت الثانية قال بعدا لمن ذكرت عنده فلم يصل عليك قلت آمين فلما رقيت الثالثة قال بعدا لمن أدرك أبواه الكبر عنده أو أحدهما فلم يدخلاه الجنة قلت آمين

هذا حديث صحيح الإسناد ولم يخرجاه

Hakim Elmüstedrek; Bir ves Sıla; 4/153

İbn-i Hibban; Bir ves Sıla;4; No:409; 2/140

Taberani Elmu'cemul Kebir; No: 2022; 2/243

أخبرنا أبو عبد الله الحافظ وأبو سعيد بن أبي عمرو قالا ثنا أبو العباس ثنا الربيع بن سليمان ثنا عبد الله بن وهب عن سليمان يعني بن بلال عن كثير بن زيد ح وأخبرنا القاضي أبو عمرو محمد بن الحسين بن محمد بن الهيثم البسطامي أنبأ أحمد بن محمود بن خرزاذ قاضي الأهواز ثنا موسى بن إسحاق الأنصاري ثنا إبراهيم بن حمزة الزبيري ثنا عبد العزيز بن أبي حازم عن كثير بن زيد عن الوليد بن رباح

عن أبي هريرة أن رسول الله صلى الله عليه وسلم ارتقى المنبر فقال آمين آمين آمين فقيل له يا رسول الله ما كنت تصنع هذا فقال قال لي جبرائيل عليه السلام رغم أنف عبد دخل عليه رمضان فلم يغفر له فقلت آمين ثم قال رغم أنف عبد ذكرت عنده فلم يصل عليك فقلت آمين ثم قال رغم أنف عبد أدرك والديه أو أحدهما فلم يدخل الجنة فقلت آمين

لفظ حديث عبد العزيز وفي رواية سليمان رقي المنبر وقال رغم أنف عبد أو بعد

Beyhaki Essünenül Kübra; Sıyam; No:8589; 6/394

escort izmir

YUKARI