KURBAN

 

عن أبي هريرة قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم من وجد سعة فلم يضح فلا يقربن مصلانا

  1. A.b. Hanbel; 2/321

عن أم سلمة أن النبي صلى الله عليه وسلم قال إذا رأيتم هلال ذي الحجة وأراد أحدكم أن يضحي فليمسك عن شعره وأظفاره

  1. Müslim; Hac; No:1977

عن أبي هريرة عن النبي صلى الله عليه وسلم قال ما من أيام أحب إلى الله أن يتعبد له فيها من عشر ذي الحجة يعدل صيام كل يوم منها بصيام سنة وقيام كل ليلة منها بقيام ليلة القدر

  1. Tirmizi; No:758

عن بن عباس عن النبي صلى الله عليه وسلم قال ما من العمل في أيام أفضل من العمل في عشر ذي الحجة قيل ولا الجهاد في سبيل الله قال ولا الجهاد في سبيل الله الا رجل خرج بنفسه وماله فلم يرجع بشيء

أبو هريرة استفرهوا ضحاياكم فأنها مطاياكم على الصراط

عن علي عن النبي صلى الله عليه وسلم قال يا أيها الناس ضحوا  واحتسبوا بدمائها فإن الدم وإن وقع في الأرض فإنه يقع في حرز الله جل وعز

لَن يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلَكِن يَنَالُهُ التَّقْوَى مِنكُمْ كَذَلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللَّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنِينَ

  وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ ابْنَيْ آدَمَ بِالْحَقِّ إِذْ قَرَّبَا قُرْبَانًا فَتُقُبِّلَ مِن أَحَدِهِمَا وَلَمْ يُتَقَبَّلْ مِنَ الآخَرِ قَالَ لَأَقْتُلَنَّكَ قَالَ إِنَّمَا يَتَقَبَّلُ اللّهُ مِنَ الْمُتَّقِينَ {27

Röportaj

Soru: 1

Hocam önce sizi tanıyalım, İsmail Hünerlice kimdir?

Nerede doğdunuz?

tahsilinizi, öğreniminizi nerede yaptınız?

Ve çocuklarınız?

Sakarya Hendek İkramiye köyünde 1969 yılında dünyaya geldi. Kendi köyünde ilkokulu bitirdikten sonra 1987 yılında Hendek İmam Hatip Lisesinden mezun oldu. Aynı yıl Sakaryada açılan İmamlık imtihanına katılıp kazandı ve görev aldı. Ve bu arada da hafızlığını ikmal etti. Eğitim yılları çok büyük sıkıntılarla tek başına ailesinin büyük desteği ile geçirdi. üniversiteyi dışardan bitirdi. Elezher üniversitesini dışardan imtihanlarını verip iki diploma aldı. 1990 yılında imamlıktan istifa edip ilmi çalışmaları geliştirmek için İstanbul Bağcılardaki fetih İlim araştırma kursunda iki buçuk yıl kaldıktan sonra İstanbuldaki birçok değerli hocalarımızdan ilim aldı. Halen İslam Hukuku ve Fıkıh üzerine  çok değerli bir ekiple çalışmaları devam etmektedir. Evli olup Ahmet Faruk, Beyzanur ve Meryem Betül isimli

Üç çocuk sahibidir. Allahu Teala cümle evlatlarımızı hayırlı eylesin.

Soru: 2

İsmailağa cemaati ile nasıl tanıştınız?

Efendi Hazretleri ile ilk defa nerde karşılaştınız?

Bizim Sakaryada Rahmetli İhsan efendi Mekke Mescidinde görevli idi. Adapazarında Mahmud efendi hazretlerimizin vekili idi. Onun vesilesi ile Efendi hz. ni Öğrendik. Fakat ben İmamlık vazifesini yaparken Fatihte okuyan üç talebe bizim camiye geldi. Kendilerini tanıyordum. Onlarda vesile oldu  İsmailağa camiine geldim. Cuma günü idi; rahmetli Hasbi hocamız vaaz veriyordu. Daha sonra Efendi hazretleri geldi. Daha önceden birçok mürşid görmüştüm. Hayallerimde canlandırdığım ve tarihimizin derinliklerinden bize gelen bir Allah dostu halinin en güzeli ile karşılaşınca çölde susayıp susuzluktan kavrulan ve suya kavuşan kişinin durumuna döndüm. Gerçekten Hucurat suresinin 7. ayeti kerimesinde olduğu gibi ‘Allah size imanı sevdirdi’. Rabbimizin lutfuyla dostlarını sevme şerefine nail olduk. Rabbim dostlarını hakkıyla tanıyıp yollarından gitmeye hepimizi muvaffak eylesin.

 

Soru:3

Elinizde imkan olsa, insanı ve insanlığı doğru yola sokmak, insanlığın kurtuluşu için neler yapardınız?

Her şeyden evvel şunu bilmek lazım ki dinimiz İslam insanların hem dünyalarını hem de ahiretlerini düzenleyip onların saadetini sağlar. Günümüzde İslam sanki sadece ahiretle alakalı olup dünya ile fazla ilgilenmez vurgusu üzerinde duruluyor. Halbuki dünyası mamur olmayanın ahireti de mamur olmaz. Bu vesileyle yapılacak iş önce en doğru yolu tesbit etmektir. O da Rabbimizin bildirdiği yol en doğru yoldur. Osmanlı bu işi güzel becerdi. Sistemiyle kurumlarıyla toplum ve millet olarak adeta seferber olup birbirlerini cennete götürmeye çalıştılar. Dünya ve ahiretin mutluluğuna koştular.

 Günümüzde bunun en kestirme yolu eğitimden geçer. Rabbimizin ilk emri ‘OKU’ değil ayeti yarım tercüme etmeyelim; doğrusu ‘Yaradan Rabbinin adı ile oku’ olmaktadır. Yani  eğitime en yüce olan Allahı tanımakla başlamak lazım. Önce yaratanı sonra yaratanın yarattığı yaratılanı tanıma yolunu izlemek lazım. Allahu Teala bizi yarattığında üç kabımızı bize boş olarak teslim etti: kalp, mide, akıl. Bunları biz dolduruyoruz. Aklı doğru ilimlerle, kalbi Mevla sevgisiyle, mideyi de helal rızıklarla doldurmak lazımdır.

Şu an yeryüzünde Osmanlı döneminde bulunan İslam ülkeleri aynen duruyor. Fakat tek fark o zaman birlikte idiler; şimdi ise ayrı. Birlikten güç doğar. Müslümanlar dağıldılar küffarı alem birleşti devran değişti. Rabbim İslam alemine birlik beraberlik nasib eylesin.

Soru:4

Şu anda ne yapıyorsunuz?

Ne ile uğraşıyor, gelecekle ilgili plan, projeleriniz nelerdir?

Allah’ü Teala kime hayır murad ederse onu dinde fıkıh sahibi eder. Hadisi şerif gereği İslam Hukuku - fıkıh ilmiyle meşgul oluyorum.

Rabbimiz celle-celalühü 

Allah’tan gerçek manada onun ilim ehli olan kulları korkar.Buyurması ışığında bir defa olan ömür- sermayemizi en iyi en doğru bitirmek için bu yolu seçtik.

   Ahmed bin Hambel: Rabbimizi şekilden münezzeh ve keyfiyetsiz olarak rüyasında gördüğünde:

-  Yarabbi sana en çok nasıl yakın olurum diye sorduğunda Rabbimiz:

-   Benim en çok sevdiğimle meşgul olmanla buyurdu.Yani Kuran’ı-Kerim-i öğrenip gereği gibi yaşamaktır

    İmamı Azam efendimiz fıkıh:Kişinin lehinde ve aleyhinde olacak şeyleri bilmektir.demiştir.

    Günümüzde insanlar kendi başlarına Dört hak mezhebin dışına çıkıp kimi yanlış,kimi delalet,kimi küfür yolunda olan yollara giriyorlar.

    Bunu şu misalle anlatalım: mezheplere ihtiyaç günümüz Müslümanları için çok önemlidir.

Mutlaka 4 hak mezhepten birine uymak lazım aralarını telfik (birleştirmek) doğru değildir.

Mesela Hanefi mezhebine (imamı azama) uymak neden önemlidir. Bir misalle anlatalım.

    Dünya var olalı insanlarda hastalıklar var. Bu hastalıkların  tedavisi için  tabiatta bunların  formülleri var. Bir uzman doktor hastalığa isim koyuyor ülser (mide hastalığı)karşısına tabiattan ilaç formülü geliştiriyor en basiti Talcit gibi.

    Mezhepte böyle ayet ve hadiste olan ayrıntıları İmam-ı Azam ayrıntısıyla açıklıyor dışına çıkmıyor. yok ben yeniden fetva verecem demek ilacı bulunmuş hastalığı yeniden ben bulacam deme yanlışlığına düşülüyor.

    Amerika keşfedilmiş.Yeniden keşfetmeye kalkışanın durumu ne gariptir.Mezheplerin Hanefi mezhebi kıyamet sabahına kadar çözemediği hiçbir husus yok. Biz ekip olarak fıkıh kitaplarını okuyoruz. Dünyadaki bütün gelişmelerle alakalı alimlerin adeta kerameti misallerle her türlü meseleyi çözmüşlerdir. Yeter ki mevcut fıkıh kitaplarını okuyalım. Çalışma olarak biz dinimizin ortaya koyduğu bütün fetvaları özetinin özeti diyebileceğim bir şekilde özetleyip anlaşılır bir üslupla bütün fıkıh kitaplarını baştan sona tarayıp kitaplaştırıyoruz. Mesela 3 satır yazı yazmak için 30 sayfayı özetlemeye benziyor.Hazırlandığında taktiri kıymetli okuyucularıma bırakacam inşallah. muvaffakiyet Rabbimizdendir.        

Soru:5

Mahmut Efendi Hazretlerinin size özel bir şey söylediğini duymuştuk. Efendi Hazretlerinin sizin için söylediğini beyan okurları ile paylaşır mısınız?

Bir müridin edeplerinden biri de her meseleyi üstadına şeyhine arz etmesidir. Bende 1993 yılında evlenmek için babam bana bir hayli para hazırlamıştı. Cuma sabahı idi. Efendi hazretlerinden evlenme müsaadesi almak için namazdan sonra odasına vardım, yanına oturdum; elini öptükten sonra kendisine evlenebilirmiyim? dediğimde bir müddet bekledikten sonra yaşımı sordu 24 olduğunu söyleyince daha çocuksun bekle dedi. Bende tamam dedim ve müsaade istedim. O parayla bina aldık ve bir yıl boyunca kendimi tamamen ilme verdim. Takribi olarak günde 19 saat ders çalışıyordum. Neredeyse ilmim kısa zamanda ikiye katladı. bir yıl sonra müsaade istediğimde tamamdır dedi. Öyle bereketli yatırımı ve ilmi daha da bulmuş değilim. Osmanlı ecdadımız velilerin sözünü dinlemekle şanlı tarihi yazdı. Hacı bayramlar Akşemsettinler gibi.

 

Soru:6

Son günler de İsmailağa cemaati ve Efendi Hazretleri basında oldukça fazla yer aldı. Efendi Hazretlerinin Çavuşbasında dinlenmesini, çok gördüler, sonra oradaki sokak isimlerine taktılar. Bu konuları güncelliğinden dolayı söyleyecekleriniz var mı?

Rabbimiz Kur’anı Keriminde şöyle buyuruyor: Kendilerine kitap verilen (Yahudi- Hıristiyanlardan) ve müşriklerden çok eziyet verici sözler işiteceksiniz. Buyurmaktadır.

Yeryüzünde Allah’a dost olmaya çalışanlar olduğu gibi, aykırı işler yapanlarda var. Hatta Allahın yolunda olanlara hakaret, iftira veya uygunsuz sözler söyleyip içlerindeki kıskançlığı dışarıya vurarak pervasızca saldıranlar var. Tarih boyunca da olmuştur.

Musa a.s. Yarabbi bu milletin ağzını kapa benim hakkımda çok konuşuyorlar dediğinde:

 Rabbimiz Ya Musa onlar benim hakkımda da konuşuyorlar. Buyurmuştur. Herkes kendini dünyada ne olduğunu ispatlıyor. Bize sabır düşer. Allah sabradenlerle beraberdir.

 

Soru:7

Son olarak kamuoyunu yapacağınız bir açıklama, beyan okurlarına vereceğiniz bir mesaj var mı?

Fatih Sultan Muhammed hana devletin olmuş meseleleri anlatılıp iş uzayınca ayağa kalkıp şöyle demiştir: beyler olmuş işleri konuşmakla ömrümü tüketemem yapacağımız işleri bana söyleyin. Önümüze bakalım yolumuz uzun demiştir.

 Beyan okurlarımıza bu güzel hizmete daha büyük aşk ve şevkle sarılmalarını bu güzel hizmetin devamını getirmelerini dilerim. Rabbim İlim, Amel, İhlas nasib eylesin dünya ve ahiret selametini ihsan eylesin. Amin.

 

 

 

 

 

İsmail Hünerlice

 

RAMAZAN AYININ FAZİLETİ

336


Dinî M ese içlerimiz Sorular ve Cevaplf,n


Or_ı_ıc_-


337

 

 

 

G-Oruç tutmamayı veya tuttuktan sonra bozmayı mubah ki. lan dini Özürler:

1-Hastalık. Oruç tutulduğu takdirde hastalığın artması, uzaması veya Ölüme sebep olması Müslüman ve mütehassıs bir doktor tarafın­dan teşhis edildiği zaman, böyle bir kimse orucunu devam etmez, iyi. leşjnce gününe gün kaza eder. Hastalık Ömür boyu devam edebilecek türde ise her gün için bir fitre verir. Hastaya bakan da hasta gibidir.

2-Yolculuk. Ramazan ayında yolcuların oruç tutmayıp sonra tut­maları caizdir. Fakat güçlük bulunmazsa, oruç tutmaları efdaldir.

3-Gebelik ve emziklik. Hamile veya çocuk emziren bir kadın, oruç tuttuğu takdirde kendisine veya çocuğuna bir zarar geleceğinden korkarsa, oruç tutmayabilir, sonra kaza eder.

4-Düşkünlük ve ihtiyarlık. Vücutça günden güne zayıflayan ve oruç tutmaya gücü olmayan düşkünler, ihtiyarlar ilende de kaza ede-miyecekleri için her gün için bir Titre verirler.

5-Bir başkasının zor kullanması. Dediğini yaptırma gücüne sa­hip bir kimse tarafından orucu bozması, bozmadığı takdirde kendisini öldüreceği veya vücuduna bir zarar vereceği söylenirse, orucunu boza­bilir.

6-Şiddetli açlık ve susuzluk. Oruç tutarken kendisinde şiddetli aç­lık ve susuzluk hissederek oruca dayanamayan ve devam ettiği takdir­de ölmekten veya akli dengesinin bozulmasından korkan bir kimse de orucunu bozabilir, sonradan kaza eder.

Not: Düğün veya ziyafete davet edilmek, sadece nafile oruç tutan­lar için bir özürdür. Nafile oruç tutanlar bu durumda oruçlarını bozar­lar ve kaza ederler.

Yukarıda sayılı bir Özür yokken orucu bozmak büyük bir günahtır. Hem de cezası vardır.(69)

69-Alemgir, el-Fctava'l-Hindiyye. 1/194-216


 

106. Soru: Ranıazaıı-ı şerif ayının faziletini- belirtil- misiniz? Cevab: BismiHâlthralımaniıraiıim. Cenab-ı Hak buyuruyor ki:

Ramazand şerif) ayı öyle bir aydır ki, insanlara hidayet (doğru volu gösteren) ve yine hidayet ve f'urkan (doğru yolu gösterici ve hakla batılı bir birinden ayrıcı ayetlerjden beyyinat (nice açık de­liller) olan Kur'an onda (ki Kadir gecesinde levhi mahfuzdan bi­rinci kat semaya) indirilmiştir. Öyleyse içinizden kim o ayda hazır olur (misafir olmayarak bulunur)sa, onu (orucunu) tulsün. Kim de hasta olur yahut bir sefer (yolculuk) üzere ise, o halde başka günlerden (oruç tutmadığı günlere karşılık) sayılı (günler orucunu kaza etsin). Allah si/c kolaylık diler, size zorluk dilemez, (Allah-ü Teâlâ bütün bunları size meşru etti) taki (dininin hükümlerini öğ-rencsini/.) sayıyı (Ramazan günlerinin saysmı da) tamamlayasınız ve sizi, (tutamadığınız günleri nasıl kaza edeceğinizi bilmeye, böy­lece mesuliyetten kurtulmanın yoluna) hidayet ettiğinden dolayı Allah'ı tekbir edesiniz (büyük futasınız) ve (bütün bunlara karşı­lık) şükredesiniz, no)

Allah-u Teâlâ Hazretleri, bu ayeti celilesinde oruç ayı oian Rama­zanı şerifi diğer aylar arasından özellikle medhetmektedir. Şöyle ki: Mevla Teâlâ , Ramazan-ı şerifi diğer aylardan, Kur'an-ı Kerim'i o ayda indirmekle seçtiğini beyan etmiştir. Diğer peygamberlere indirilen ila­hi kitapların da bu ayda indirildiği hususunda hadisi şedf gelmiştir.

Vasile Ibn-i Eska (R.A.)dan rivayet edildiğine göre Resulullah -A.V) şöyle buyurdu: "İbrahim (Aleyhisselaııı)in sayfaları Rama-şerifin ilk gecesi indirildi. Tevrat altıncı gecesi İncil onüçüncü ı, Kur'an-ı Kerim'de yırmidördüncü gecesi indirildi." ^

'O-Bakanı Suresi: 185 ''-Ahmedb. Hatibe], 4/107

 

338

 

Dinî Meselelerimiz Sorular, ve

İmamı Rabbani (Kuddise Sırruhu) Hazretleri, mektubatında şöyle bu­yuruyor: "Bilinmelidir ki, Ramazanı şerif ayı çok büyük bir aydır Bu ayda, namaz, zikir, sadaka gibi, yapılan her nafile ibadet Ramazanın dışında yapıian bir farzı edaya denktir. Bu ayda bir farz eda eden ise diğer aylarda yetmiş farz eda etmiş gibidir.

Efendimiz (S.A.V.) buyurmuştur ki: "Kim bu ayda bir oruçluyu iftar ettiririse, günahları affolur, boynu cehennemden azat olur ve iftar ettirdiği kişinin ecrinden bir şey eksilmeden, bir mislini de iftar ettiren alır." "2)

Bu ayda, kölesinin ve işçisinin işini hafi ileteni Allah-u Teâlâ affe­der ve cehennemden azat eder. Ramazan ayı -girdiğinde Efendimiz (S.A.V.) bütün esirleri salar ve isteyene izin verirdi. Bu ayda hayırlara muvaffak olan kişiye, senenin tamamında Allah-u Teâlâ'nın muvaffak kılması refik (yoldaş) olur. Bu ay, huzuru kalp olmaksızın (dağınıklık üzere) geçerse bütün sene dağınıklık üzere geçer. O halde bu ayı gani­met bilerek bunda huzuru kalbi kazanmaya çok ç;üışmak lazımdır.

Allah-u Teâlâ, Ramazan ayının gecelerinden herbirinde cehenne­me girmeğe layık olmuş kişilerden binlercesini mağfiret eder ve bu ayda cehennem kapıları kapanır, şeytanlar zincire vurulur, rahmet ka­pılan açılır, iftarı acele yapıp sahuru geç yapmak sünnetlerdendir.

Efendimiz (S.A.V.) bu hususta çok mübalağa göstermiştir çünkü bu hal, ihtiyacı ortaya koymaktan ibarettir ki kulluk makamına da bu yaraşır. Hurma ile iftar etmek de sünnettir.

Teravih namazını eda etmek ve bu ayda Kur'an-ı Kerim'İ hatmet­mek, sünneti müekkede (kuvvetli sünnetlerdendir ve çok büyük bere­ketler kazandırır. Allah-u Teâlâ, bizi Habîbi hürmetine muvaffak eyle­sin. Amin!" (73>

İmamı Rabbani (Kuddise Sırruhu) Hazretleri diğer bir mektubun­da, Ramazanı şerif ayının faziletini ve Kur'an-ı Mecîd İle olan alakası-

72-A1İ el-Muttaki, Kenzu'-Ummal, S/477 No: 2.1714 73-Mektubat-ı Rabbani, 1/61,45. Meklub


339

Qruç_

nı bey

nı beyan hususunda şöyle buyuruyor:

"Allah-u Teâlâ'nın ismiyle başlarım, bilkİ: Şuımatı Zatiyeden (Al­lah-u Teâlâ'nın zatının şartlarından, sıfatlarından) olan kelam sıfatı. Allah-u Teâlâ Hazretlerinin zatı ve sıfatları ile alakalı bütün kemalatı içine almıştır.

Mübarek Ramazanı şerif ayı da, bütün hayırları ve bereketleri, kendinde toplamıştır. Bütün hayır ve bereketler, Allah-u Teâlâ Haz­retleri tarafından akıtılmıştır. Ve onun şanları (sıfatları) nın neticesidir.

Varlık sahasında meydana gelen bütün serlerin ve noksanlıkların kaynağı ise, sonradan yaratılan varlıklar ve onların sıfatlarıdır.

"Sana iyilikten her ne isabet ederse o, Allah'tandır. Sana kötü­lükten her ne isebet ederse, o da nefsindendir." ayeti celilesi(741 bu hususta kati bîr delildir.

Bu ayın bütün hayırları ve bereketleri, kelam sıfatında toplanmış olan kemalatı Zatİyesinin (kendine ait kemallerin) neticesidir. Kur'an-ı Mecid ise, bu her şeyi içine almış olan kelam sıfatının hakikatinin ta­mamının özüdür.

İşte Kur'an-ı Mecid, bütün kemalatı topladığından Ramazanı şerif ayı da bu kemallerin neticeleri ve meyvaları olan bütün hayırları içine aldığından, bu mübarek ayın, Kur'an-ı Kerimle büyük bir alakası var­dır. Ve bu alaka, Kur'an-ı Kerim'in bu ayda inmesine sebep olmuştur. Allah-u Teâlâ buyurdu ki:

"Ramazanı şerif ayı, Kur'an'ın kendisinde indirildiği ay­dır."'")

Bu ayda bulunan Kadir gecesi, bu ayın özü ve kaynağıdır. O (Ka-

^ gecesi), öz mesabesinde, bu ay ise onun kabuğu menzilesinde (ye-

ınde)dir. Her kim bu ayı huzuru kalple geçirir ve bu ayın hayır ve be-

ketlerinden nasibini alırsa, senenin tamamını huzuru kalple geçirme-

74-Nisa Suresi: 79 75-Bakara Suresi: 185

 

340


nj,jf Meselelerimiz Sorular ve CevapUtn


341

 

 

 

ğe muvaffak ulur ve bu ayda bulunan bütiin hayır bereketlere   nail olur.

Allah-u Teâlû, bizi böyle bir aydaki hayır ve bereketlere muvaffak kılsın ve bizi en büyük bir nasiple merzuk eylesin. Amin!..."

Ramazan ayı aylamı efendisidir. Kuran'ın inişi bu ayda başlamış­tır. Ramazan ayı Allah'a itaat ve ibadet, İyilik ve ihsan, mağfiret, rah­met ve ndvan ayıdır. Ramazan ayı içinde bin aydan hayırlı olan Kadir gecesi bulunmaktadır. Ramazan ayı mü'min kulun din ve dünya işleri­nin düzeltilmesine yardımcıdır. Ramazan ayı duaların çokça kabul edildiği bir aydır. Ramazan'ın ve Ramazan ayında oruç tutmanın fazi­leti ile ilgili bu' çok hadîs-i şerif vardır. Bunlardan bazıları şunlardır;

Ebu Hureyre (R.A)den rivayete göre Paygamber (S.A.V.): "Her kim inanarak ve sevabını Allah'tan umarak Kadir gecesinde kal­kar ibadet ederse, onun için geçmiş günahları mağfiret olunur. Her kim de Ramazan orucunu inanarak ve mükafatını ancak Al­lah'tan umarak tutarsa, onun geçmiş günahları mağfiret olunur." buyurmuştur.(76)

Ebu Hureyre (R.A.) den rivayete göre Resullah (Sallalalıu Aleyhi ve Selleın) buyurdu ki: "Ramazan ayının birinci gecesi olunca, şey­tanlar ve cinlerin şirretleri zincire vurulur; cehennemin kapıları kapatılır ve hiç bir kapısı açılmaz; cennetin kapılan açılır ve hiç bir kapısı kapatılmaz ve bir münadi (çağırıcı) "Ey hayır dileyen! (hakka ibadete ) gel! Ey şer dileyen ! (günah işlemekten) vazgeç (artık)!"diye çağırır. Allah'ın (bu ayda, iftar saatlerinde) cehen­nemden azat ettiği nice kimseler vardır ve bu, her gecedir."f

Ebu Hureyre (R.A.) den rivayete göre, Nebi (Saüalahu Aleyhi ve Sellem), zorlamaksızın, Müslümanları, Ramazan ayını hakkıyla ifa et­meye teşvik eder ve şöyle buyururdu: "Ramazan ayı girdiğinde cen­net kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır, şeytanlar o ayda zincire vurulur." (78)

76-Buhari, Savm: 6

77-Tirmizi, Savm: l, Nesei: Siyam; 3, fbn-i Maco, Siyam: 2

78-Nesei, Siyam: 5


Halid el-Cüheni (R.A.) den rivayete göre: dedi ki: Resulü Ekrem (Saliallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Her kim, bir oruçluya iftar yemeği yedir irse, kendisine onun sevabı kadar sevap vardır, Su kadar var ki, (Allah-u Teâlâ) oruçlunun ecrinden hiç bir şey eksiltmez."'™

Ebu Hureyre (R.A.) den rivayet edildiğine göre Resulullah (Salial­lahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Ümmetime, Ramazanı şerif avında beş haslet(özdlik) verilmiştir ki, onlar kendilerinden evvel hiç bir ümmete verilmemiştir. Oruçlunun ağız kokusu Allah in­dinde misk kokusundan daha hoştur. İftar edinceye kadar melek­ler onlar için istiğfar eder. Allah-u Teâlâ her gün cennetini süsler sonra (ona hitaben) yakında salih kullarım kendilerinden sıkıntı ve eziyetleri atıp sana varacaklar, buyurur, O ayda azgın şeytan­lar zincire vurulur, binaenaleyh başka ayda yaptıklarına o ayda ulaşamazlar. Ramazanı şerifin son gecesinde (oruç tutan kullar) affolunurlar. O zaman ya Resulellah! O gece Kadir gecesi midir? diye sorulunca Efendimi/ {Saliallahu Aleyhi ve Sellem) : Hayır! Lakin çalışan kişiye ücreti, işini bitirdiği zaman verilir, buyurdu."

(80)

Ka'b İbn-i Ucre (R.A.) den rivayet edildiğine göre bir kere Efendi­miz (Saliallahu Aieyhi ve Sellem): "Minberi hazır edin!" buyurdu. (Ka'b Hazretleri şöyle anlatıyor) Biz de hazırladık. Bir basamak çıkın­ca: "Amin" dedi. İkinci basamağa çıkınca tekrar: "Amin" dedi. Üçüncü basamağa çıkınca yine: "Amîn" dedi. Minberden inince biz : "Ey Allah'ın Resulü bugün senden (evvelce) duymadığımız bir Şey duyduk" dedik.

O zaman Resulullah (Salallahu Aleyhi ve Sellem) şüphesiz Cibril (Aleyhİselam) bana görünerek: "Ramazana yetişipte affonulmayan (Allah'ın rahmetinden) uzak olsun!" dedi. Bende: "Amin" dedim. 'kinci basamağa çıktığımda, sen yanında anılıp ta sana salat ü

79-Tirmizi, Savm: 82. tbn-i Mate. Siyam: 45, Darimi, Savm: 13. Ahmed b. Hanbel, 4/114, 116,5/192

80-Ahmed b. Hanbel, 2/292

 

 

 

342


Dinî ]\\ifwM?rimiz Sorular ve Ceva&lan


Ornç_


343

 

 

 

selâm okumayan Allah'ın rahmetinden uzak olsun, dedi, Ben de "Amin" dedim Üçüncü basamağa çıktığımda da: "Bir kişinin ana babasının ikisi veya biri, yanında yaşlanır da onu cennete soka-mazlarsa o kişide (Allah'ın lütfundan) uzak olsun" dile beddua et­ti. Ben de: "AmiıVdedim, buyurdu.

Ebu Hureyre (R.A.) den rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sal-İallahu Aleyhi ve Sellem) :"Bes. vakit namaz, bir cuma diğer cuma­ya kadar, Ramazan da diğer Rama/ana kadar büyük günahlar­dan sakınıldığı takdirde aralarındaki (gühah) lan silerler" buyur­du. (82>

Hazreti Enes (R.A.)den rivayet edilmiştir ki, bir kere Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) e: "Hangi sadaka daha üstündür?" diye soruldu. Efendimiz (Salhıllahu Aleyhi ve Sellem) : "Ramazan­daki sadakadır." buyurdu.|S3)

Bera İbn-i Azib (R.A.)'den rivayete göre, Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : "Ramazandaki cumanın üstünlüğü, Rama-zan'ın diğer aylara üstünlüğü gibidir" buyurdu.(S4)

Hazretİ Ömer (R.A.) den rivayete göre, Efenidİmiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : "Rama/anı şerifte Allah-u Teâlâ'yı zikreden affedilmiştir. Ve onda (Ramazanı şerifte) bir şey isteyen mahrum olmaz" buyurdu,|85)

Hazreti Aişe (R.A.) den rivayet edildiğine göre, Efendimiz (Sallal­lahu Aleyhive Sellem): "Cuma, salim olursa (mümkün mertebe gü­nahsız, huzuru, kalple geçerse) bütün günahlar salim olur. Rama­zan salim olursa bütün sene salim olur" buyurdu.(86)

Ebu Mesud el-Gıfari (R.A.) den rivayet edildiğine göre Efendimiz

81 -Hakim, Müstedrek, 4/153.

82-Mlislim, Taharet: 16, Ahmed b. Hanbel 2/400

83-Suyuti, Dürrii'l-Mensör, 1/449

84-Deylemi, Firdevs, 4352

85-AH cl-Mııttaki, Kermı'l-Ummal 8/464 No: 23676

86-Ali el-Mııltaki. a.g.e. 7/710 No: 21049


Aleyhi ve Sellem): "Eğer kullar, Ramazan'da neler ol­duğunu buseydiler, elbette ümmetim bütün senenin Ramazan ol­masını isterdi" buyurdu. <87>

Ebu Said (R.AJ den rivayet edilen bir lıadıs-i şerifte Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Ramazan-ı şerifin ilk gecesi olduğunda gök kapıları açılır, Ramazan'm son gecesine ka­dar hiçbir kapısı kapanmaz. Onun her hangi bir gecesinde (na­maz) kılan mümin bir kula mutlaka Allah-u Teâlâ Hazretleri, her secdesine karşılık bin besyüz sevap yazar ve ona cennette kırmızı yakuttan bir köşk bina eder ki, onun altmışbin kapısı vardır. O köşklerden biri de kırmızı yakutla donanmış altındandır. Kul, Ra­mazanı serilin ilk günü oruç tuttuğunda, o günden, önceki senenin Rama/an ayininin o gününe kadar geçmiş günahları affedilir. Ve her gün, sabah namazından, o gün perdeyle ortülünceye ( batinca-ya) kadar yetmiş bin melek onun için istiğfar ederler. Ve Ramaza­nı şerif ayında gece gündüz yapmış olduğu her secdeye karşılık kendisi için (cennette) öyle bir ağaç olur ki, süvari, onun gölgesin­de beşyüz sene gider."<KK]

İbn-i Abbas (Radyallahu Anhiima) dan rivayete göre, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "Şüphesiz cennet, seneden seneye Ramazan ayı için süslenir ve muhakkak huriler, seneden seneye Ramazan orucu (ulanlar için süslenirler. Ramazanı şerif girince cennet: Ey Allah'ım! Bu ayda kullarından bana nasip ayır der. Huriler de: Ey Allah'ımız! Bu ayda bizim için kullarından kocalar kıl derler. Her kim o ayda, bir Müslümana iftira atmaz ve sarhoş edici bir şey içmezse, Allah-u Teâlâ onun günahlarını siler; ama her kim onda bir Müslümana iftira atar veya sarhoş edici bir şey

se, Allah Teâlâ onun bir senelik amelini mahveder... Allah-u size, kendilerinde yiyip, içip, lezzetleneceğiniz on bir ay ta-fn etti; kendisi için de bir ay ayırdı. O halde Ramazanı şerif aym-a (günah işlemekte)n sakının. Çünkü o, Allah'ın ayıdır." buyur-

'7-Ali el-Muttaki. a.g.e. 8/478, No: 23715 88-Ali el-Muttaki, a.g.e. 8/470. No: 23706

 

344


riinîMeselelerimiz Santiar ve


Oruç.


345

 

 

 

(89)

 

du.

Selmani Farisi (R.A.) den rivayet edildiğine göre. Efendimiz (Sal-lalkıhu Aleyhi ve Sellem), Şabanı şerifin son günü hutbe okuyan^ şöyle buyurdu: "Ey insanlar! çok büyük ve mübarek bir ay sizi göl. geledi (çok yaklaştı), o, kendisinde bin aydan daha hayırlı bir gece (Kadir gecesi) bulunan bir aydır. Allah-u Teâlâ onun orucunu farz, gecesinin kıyamını (Teravih namazını) da nafile kıldı. Her kim, onda bir hayırla Allah'a yaklaşırsa, diğer aylarda bir far/ eda etmiş gibi olur, onda bir farz işleyen ise, diğerlerinde yetmiş farz eda eden gibidir. O, sabır ayıdır; sabrın karşılığı ise cennet­tir.O, iyilik ayıdır; o, kendisinde müminin rızkı artan bîr aydır. Her kim, onda bir oruçluyu iftar ettirirse, günahlarına mağfiret ve boynunun cehennemden kurtulmasına vesile olur ve oruçlunun mükafatından bir şey eksiltilmeksizin, iftar ettirene de onun bir misli verilir. Allah-u Teâlâ, bir yudum süt veya su ile oruçluyu İf­tar ettirene de bu sevabı verir. Bir oruçluyu doyurana Allah-u Teâlâ, benim havuzumdan öyle bir şerbet içirir ki, cennete girin­ceye kadar bir daha susama/ O, bir aydır kî, başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden beraattır.

O halde, onda dürt hasleti çoğaltın, bunların ikisiyle Rabbinizi razı edersiniz, diğer ikisine de mutlaka muhtaçsınız. Rabbinizi, kendisiyle razı edeceğiniz iki haslet: La ilahe illallah şahadeti ve İstiğfardır. Mutlaka onlarsız duramayacağınız diğer ikisi ise; Al­lah'tan cennet isteyip cehennemden ona sığınmanızdır.(90)

Hazreti.Enes (R.A.) den rivayet edilen bîr hadisi şerifte Resulul-lah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Allah-u Tebareke ve Teâlâ eğer göklere ve yerlere konuşma izni verseydi, elbette Ramazan orucu tutanları cennetle müjdelerdi." <91)

"Ayların seyyidi Ramazan ayıdır, günlerin seyyîdi Cuma günü dür." Eğer kullar Ramazan ayındaki üstünlükleri bilselerdi, bütün se-

89-Ali el-Muttaki, a.g.e. 8/476. No: 23712 90-Ali el-Muttaki, a.g.e. S/477, No: 23714 91-Ali el-Muttaki, a.g.e. 8/482, No: 23738-23739


nenin Ramazan olmasını isterlerdi. Taberani'nin Ubade b. Samit (r,a.) den rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (A,S.) bir Ramazan ayında söyle buyurdu. "Ramazan ayı size bir bereket ayı olarak gelmiştir. Allah Teâlâ bu ayda rahmetiyle sizi kuşatır, bu ayda rahmet indi­rir, hataları siler, duaları kabul eder. Allah Teâlâ bu ayda hayır hususundaki yarışlarınıza bakar ve meleklerine karşı sizinle ifti­har eder. Allah'a karşı hayır ortaya koyunuz. Çünkü bedbaht kişi, bu ayda Allah'ın rahmetinden mahrum olan kisidir."ra)

Rama/an-ı Şerif Ayı Hakkında Büyüklerin Sözleri

İbn-i Abbas (R.A.) şöyle demiştir: Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), hayırda insanların en cömertiydi. En cömert olduğu zaman da, Ramazanda Cibril'in kendisine çokça kavuştuğu zamandır Cibril (Aleyhisselam), Ramazanın her gecesinde O'nunla buluşur, gündüz geceden sıyrılıp çıkıncaya kadar veya Ramazan ayı çıkıncaya kadar Peygamber (Sailaliahu Aleyhi ve Sellem) Kur'an'ı ona arzederdi. Cib­ril (Aleyhisselam), Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) e kavuş­tuğu zamanda, Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayır bakı­mından eserken maniaya (engele) uğramayan rüzgardan daha cömert olurdu. w>

Hazreti Aişe (Radıyallahu Anha) buyurdu ki: "Ramazan-ı şerif gir­diğinde Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Seilem) her esiri salar ve her dilenciye verirdi. Ve Ramazan çıkıncaya kadar yatağa (ailelerine) yak-laşrnazdı. Ramazanı şerifte rengi değişir, namazı çoğaltır ve çok dua ederdi. <*)

imam Zühri (Rahimehullah) buyurdu ki: "Ramazanı şerifteki bir teşbih, Ramazanı şerifin dışındaki bin teşbihten daha üstündür."

Mualla İbn-i FazI (Rahimehullah) buyurdu ki; "Allah'ın dostları, Ramazanı şeriften önceki altı ayda Ramazanı şerife kavuşmak için dua ^^^^mazamşeriften sonraki altı ayda ise, Ramazanı şerifin ka-

92-Heysemi, Mecmeu'z-Zevaid, 3/140-14]

93-Buhari, Savm: 7, Bedu'1-Vahy: 5-6, Menakıb: 23. Bedu'l-Halk: 6, FezaUu'l-Kur'an: 7,

39. Müslim. Fezail: 48-50. Tirmizi, Cihad: 9, Darimi, Mukaddime: 10 94-Ali el-Muttaki. 7/81-82 No: 18060-18062

 

346


Dinî Meselelerimiz Sorular ve


Uları

 

 

 

bul olması için dua ederlerdi.

İbrahim Nehai (Rahmetullah) buyurdu ki: "Ramazanı şerifteki bir oruç bin oruçtan, bir teşbih diğer aylardaki bin teşbihten, bir rekat diğer aylardaki bin rekattan üstündür." I<I5)

Mevzuyu şu hadis-i şerif ile bitirelim:

"Ramazan ayı, evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem ateşinden azad olma ayıdır. Bu ayda her kim kölesine kolaylık gösterirse Allah Teâlâ da onu mağfiret ve cehennem ateşinden azad eder." (%>

Her kim Ramazan gecelerinde, Allah'a inanarak ve ecrini Al­lah'tan bekleyerek ibadet için kalkarsa, daha önceki günahları af-folur/97) Yani her kim Ramazan gecelerini teravih namazı kılmak su­retiyle yahut bunun dışında zikir, istiğfar ve Kuran okumak gibi iba­detlerle ihya ederse, bunu da Allah Teâlâ'nın vaad ettiği mükafata ina­narak, ecrini. Allah'tan bekleyerek yaparsa, başkasından bir şey bekle­mezse ve bu ibadetleri halisane yapıp Allah'ı başkalarına bu ibadette ortak kılmazsa kul haklan dışındaki günahları mağfiret olunur. Kul haklan ise ancak Ödenerek veya hak sahibinin müsamahası ile affolu­nur.

Bu vesileyle Ramazanı şerif ayında vuku bulan önemli , bir kısım tarihî olayları arzedelim:

Ramazan ayında önemli tarihi olaylar vuku bulmuştur. Bu olaylar İslâm'ın olaylara hakim olduğunu, orucun şiarının kuvvet, cihat v amel olduğunu, zaaf, kaçmak, tembellik ve fütur olmadığım göster­mektedir. Müslüman, hayatın gerçeklerinin farkındadır, şartlara inti­bak eder. Dinî bir görev, Müslümam hayatla .e geçimle ilgili bir go revden alıkoymaz. Müslüman azimet ve himmetini dünya ile ilgıu zular, İştah açıcı yiyecekler engellemez. Hiç bir Müslüman, orucı

95-Suyuti,Dürt1i'l-Mensûr, 1/454

96-Taberani,                                                                                                         , p^

97-Buhari, iman: 25-27, Savın: 6. LeylelıTl-Kadir:!, Müslim, Müsafirin: 173-Davud, Ramazan: l.Tirmizi, Savnı: 83


İşlerini tatil ettiğini, toplumları geri bıraktığını söyleyemez. İslâm'ın yolu bilinmektedir. O da cihattır. Allah'ın dini zor değil ko­laydır. Allah Teâlâ seferde ve savaşta orucu açmayı mubah kılmıştır. Bu durumda oruçlu bulunanların ve cihatta kuvvet bulmak maksadıyla iftar edenlerin bütün mükafatlan alacaklarına hükmetmiştir. Nitekim Hz. Peygamber (S.A.V.) Mekke'nin fethinde bu hükmü açıklamış ve kendisi ilk orucunu bozanlardan olmuştu. Söylediklerimizin delili: Ra-mazan'da vuku bulan şu büyük olaylardır ki, biz bu olayların en meş­hur olanlarını zikretmekle yetiniyoruz:

1-Büyük Bedir Savaşı:

Bedir günü, Allah'ın hak ile batılı birbirinden ayırdığı furkan gü­nüdür.

Bedir'de tevhid, düşünce, düzenli bir hayat ve sağlam bir ahlâkın sembolü olan İslâm galip gelmiş; geriliğin, alçaklığın, problemlerin ve insanın değerleri heder etmenin sembolü olan şirk ve putçuluk mağlup olmuştur.

Bedir savaşı, Hicretin ikinci yılının Ramazan ayının yirmi yedinci Cuma günü vuku bulmuştur. Allah Teâlâ Bedir savaşı ile İlgili olarak şöyle buyuruyor. "Zayıf olduğunuz halde Allah size Bedir'de yar­dım etmiştir. Allah'tan korkun ki, şükredesiniz." m) İbn-i Abbas'a göre Bedir savaşı Ramazan'ın on yedisinde cuma günü vuku bulmuş­tur. Bu ümmetin firavunu ve İslâm'ın en büyük düşmanı olan Ebu Ce­hil bu savaşta öldürülmüştür.

2-Mekke'nin Fethi:

Mekke'nin fethi, fetihlerin en büyüğüdür. Allah Teâlâ bununla il-gjlî olarak şöyle buyuruyor: "Biz sana açık bîr şekilde fetih ver-dik."(99> Mekke'nin fethi, Hicretin sekizinci yılı Ramazan ayının onun­cu günü vuku bulmuştur. Mekke'nin fethi ile pulculuk imha edilmiş ve   . Kabe'nin etrafındaki putların yıkılması tamamlanmıştır.

3-Tebük savaşı ile ilgili bazı olaylar da Hicrî 9. yılın Ramazan

98-Al-i Imran   Çllr»ei.   111

 

 

 

348


Sorular


349

 

 

 

ayında vuku bulmuştur.

4-İslâm'ın Yemen'de yayılması 10. yılı Ramazın ayında vuku bul muştur.

5-Nahle'de tapınılan Uzza adlı putun bulunduğu ev Halİd b. Velid tarafından yine Hicrî 8. yıl Ramazan ayında yıkılmıştır. Bu putu bu­lunduğu ev ile birlikte yıktıktan sonra Halid şöyle demiştir. "O Uzza putuna ebedi olarak bir daha ibadet edilmeyecektir."

6-Hİcrî 9. yıl Ramazan ayında Taif ten Sakifoğullarma ait bir elçi grubu Resulullah (a.s.) gelerek Müslüman olmak istediklerini bildir­mişlerdir. O sene Sakif oğullarının ibadet etmekle oldukları Lât putu yıkılmıştı!-.{100)

7-Hicrî 25 Ramazan 479 yılında cuma günü sabahı Zelleka (Bu­günkü Portekiz yakınında bir vadi) olayı vuku bulmuştur. Buna Arûbe ve İslâm günü olayı da denmektedir. Endülüs'te Yusuf b. Tasfin ku­mandasındaki Müslüman Murabıtlar ordusu, Alfoııs kumandasında 80.000 kişilik bîr küffar ordusuna karşı zafer elde etmiş tir.

8-Ayn-İ Câlut olayı: 3 Eylül 1260 yılına rastlayan 15 Ramazım 658 Hicrî yılı cuma günü sabahı Mısır sultanı Sultan Kutuz komuta­sında vuku bulmuştur. Sultan Kutuz "Va İslaman" diye haykırdıktan sonra hücum etti ve Moğollara karşı büyük bir zafer kazandı. Bu sa­vaştan sonra Mısu' ile şam'ın birleştirilmesi tamamlandı,

9-Endülüs'ün fethr.Hicrî 28 Ramazan 92 (19 Temmuz 711) sene­sinde, Endülüs, Tarık b. Ziyad kumandasında bir ordu ile fethedilmiş­tir. Tank b. Ziyad bu savaşta Kot komutanı Rozrik'i Mevkaatü'1-Ba-hayra'da kesin bir şekilde mağlup etmiştir. Tank b. Ziyad önce Cebel-Tarık boğazını almış ve gemilerini yakmış bu esnada meşhur sözünü söylemiştir: "Deniz arkanı/da, düşman Önünüzde." Bundan sonr; Kurtuba, Gırnata ve Endülüs'ün başkenti olan Tulaytula şehri fethedil di.

Bütün Müslüman kardeşlerimin mübarek Rama/an-ı Şet ayını tebrik eder, mağfıret-i İlahiyeye nailiyete vesile olmasını <-nab-ı Hakk'um temenni ve niyaz ederim.

100- tbn-t Kesir. cl-Bidaye ven-Nihaye. 4/316

 

ÜÇ AYLARDA ORUÇ

107. Soru: Önümüzdeki Ramazan ayı gelmeden üç aylarda niye! edip oruç tutmak isliyorum. Naşı! niyet edeyim. Öyle niyet edeyim ki ı-i silip süpürsün.

Cevab: Bismillâhirrahmanirralıim.

Bilindiği gibi "Receb, Şaban ve Ramazan" aylarına "üç aylar" denilmektedir. Bu aylarda Peygamberimiz (S.A.V.) diğer aylara naza­ran daha çok oruç tutmuşlar ve oruç tutmayı tavsiye buyurmuşlardır. non Bahsettiğinize göre, keffaret gerektirecek şekilde oruç bozmuş olabilirsiniz. Bu bakımdan keffaret orucuna niyetlenerek Receb ve Şa­ban aylarını oruçla geçirebilir ve keffaret borcunuzu ödemiş olursu­nuz. Ancak tutmadığınız oruç varsa, bun lan günü gününe kaza etme­niz gerekir. Bunun için üç ayları gözetlemek gerekmez.

İLK FARZ OLDUĞU SIRALARDA ORUÇ

108. Soru: Oruca, ilk farz olduğu sıralarda yatsı namazını kıldık­tan sonra başlandığı söyleniyor. Bu durum nasıl idi.

Cevab: Bismillâhirrahmanirrahitn.

Oruç ilk farz olduğu sırada yatsı namazını kıldıktan ve uyuduktan sonra yemek, içmek ve kadınlara yaklaşmak caiz değildi. Bilahare Al­lah Teâlâ'dan bir rahmet eseri bu durum hafifletildi ve imsak vaktine kadar yemek, içmek ve kadınlara yaklaşmak izni verildi.

Bu husustaki sahih rivayetler şöyledir: Abdullah b. Abbas (R.A.) gyor ki: Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gi-11 size de farz kılındı. "02) Hz. Peygamber (S.A.V.) zamanında (oru-n dk farz kılındığı sıralarda), insanlar yatsı namazının kıldıkları za-^!£^"fyemek' i?"1611 ve kadınlara yaklaşmak haram kılın-

.m 102-Bakara Suresi: 183

 

t0!:Buhiıri- sav"n: 52. 53; Müslim, Siyam: 175. 179, Ebu Davud. Savm: 55-59. Tirmizi, ".Nesei.Savm^

YUKARI